Marmara Denizi'nde, özellikle Adalar ve Çınarcık bölgeleri civarında son günlerde artan sismik hareketlilik dikkat çekiyor. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir, bu durumun tek başına büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Art arda gelen sarsıntılar
18 Ağustos'tan bu yana Adalar açıklarında başlayan hareketlilik, 20 Ağustos'ta bölgede çok sayıda küçük sarsıntıyla devam etti. Bu depremler arasında 3,2 büyüklüğünde bir sarsıntı da kaydedildi. Çınarcık açıklarında da farklı büyüklüklerde birçok deprem meydana geldi. 20 Ağustos günü 24 saatlik periyotta, büyüklükleri 1,1 ile 3,2 arasında değişen toplam 32 sarsıntı rapor edildi. Marmara Denizi'ndeki bu hareketlilik 22 Ağustos'ta da sürdü.

Bilimsel yaklaşımlar ve uyarılar
Cangir, Marmara Bölgesi'nin aktif fay hatlarıyla dolu olduğunu ve son dönemdeki sarsıntıların ana fay hattı çevresindeki ikincil faylardaki gerilim değişimleriyle ilişkili olabileceğini söyledi. Kamuoyunda "deprem fırtınası" olarak adlandırılan bu durumun, büyük bir depremin habercisi olmadığını vurguladı. Bir depremin öncü olup olmadığının ancak daha büyük bir deprem meydana gelmesiyle anlaşılabileceğini belirten Cangir, güncel bilimsel imkanlarla depremin zamanını ve büyüklüğünü kesin olarak tahmin etmenin mümkün olmadığını ifade etti. Sosyal medyadaki spekülatif açıklamalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Yalova'nın deprem riski devam ediyor
Küçük depremlerin Yalova'nın deprem tehlikesini ortadan kaldırmadığını hatırlatan Cangir, kentin 1999'daki depremde yaşadığı yıkımı örnek gösterdi. Kıyı kesimlerdeki zemin yapısı ve heyelan risklerine dikkat çeken Cangir, yapı güvenliği kadar zemin şartlarının da önemine değindi. Cangir, asıl sorulması gereken sorunun "Büyük deprem geliyor mu?" değil, "Büyük depreme ne kadar hazırız?" olması gerektiğini söyledi.







