27 Mart 1964'te Prince William Sound'un altında gerçekleşen deprem, yaklaşık 4,5 dakika sürdü. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu, bu sarsıntıyı ülkede kaydedilen en güçlü deprem olarak değerlendirdi. Depremin etkisi, Montagu Adası çevresindeki kıyı ve deniz tabanının yapısında önemli değişikliklere yol açtı.

Deniz tabanındaki yükselme
Jeologlar, Montagu Adası'nın etrafındaki deniz tabanının 3,7 ile 4,3 metre arasında yükseldiğini tespit etti. Bazı kıyı bölgelerinde ise bu yükselmenin 11 metreyi bulduğu belirlendi. Bu değişiklik sonucunda, kısa bir süre önce okyanus parçası olan bazı tuzlu su alanları, yüksek gelgit çizgisinin üzerinde kaldı ve zamanla tatlı su göletlerine dönüştü.
Göletlerdeki balıkların durumu
Yeni oluşan göletlerde, üç dikenli balıklar yaşamaya devam etti. Ancak okyanustan ayrılan bu alanlarda tuzluluğun azalması, yırtıcıların sayısının düşmesi ve göletlerin yüzeyinin kış aylarında uzun süre buzla kaplanması gibi değişimler yaşandı. Yaklaşık 50 yıl sonra bilim insanları, bu balıkların geçirdiği değişimi incelemek üzere bölgeye geri döndü. 1.000'den fazla balıktan örnek alınarak 130.000'den fazla DNA analizi gerçekleştirildi. Araştırmalar, göletlerdeki balıkların, bölgede bulunan okyanus balıklarının soyundan geldiğini doğrularken, yeni popülasyonların tatlı su ortamına benzer özellikler geliştirdiği tespit edildi. Balıkların gözlerinde, vücut şekillerinde, renklerinde ve kemikli plakalarında önemli değişiklikler gözlemlendi. Özellikle koruyucu plakaların sayısındaki fark dikkat çekti.
Genetik değişimin sebepleri
Kemikli plakalardaki farklılıkların büyük bir kısmının Ektodisplazin adı verilen genle bağlantılı olduğu belirlendi. Araştırmacılar, bu değişimin genin kendisinden ziyade, genin nerede ve nasıl aktif olacağını belirleyen DNA'daki düzenleyici mekanizmalarla ilişkili olduğunu ifade etti. Daha sonraki çalışmalar, deprem sonucu oluşan göletlerdeki balıkların genomlarında görülen değişimlerin, binlerce yıllık tatlı su popülasyonlarıyla benzerlik gösterdiğini ortaya koydu.







