DÜNYA
Yayınlanma : 01 Ekim 2025 10:29

Küresel sumud filosu: İsrail'in müdahale tehdidi uluslararası hukuku yeniden gündeme taşıdı

Küresel sumud filosu: İsrail'in müdahale tehdidi uluslararası hukuku yeniden gündeme taşıdı
Gazze'ye yardım götüren Küresel Sumud Filosu, İsrail'in müdahale tehdidiyle karşı karşıya. İsrail'in geçmişteki eylemleri ve mevcut planları, uluslararası deniz hukuku ve insani yardım erişimi prensiplerini ihlal etme potansiyeli taşıyor.
Küresel sumud filosu: İsrail'in müdahale tehdidi uluslararası hukuku yeniden gündeme taşıdı

Gazze'ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan 50'den fazla gemiden oluşan Küresel Sumud Filosu, İsrail'in müdahale tehdidi altında yüksek riskli bir bölgeye giriş yaptı. Bu durum, İsrail'in yıllardır yardım misyonlarına yönelik müdahalelerinin uluslararası hukuku nasıl ihlal ettiği sorusunu yeniden gündeme getirdi.

teknik yapı

İsrail'in Müdahale Planları ve Uluslararası Hukuk

İsrail kamu yayıncısı Kan'ın bildirdiğine göre, ordunun filoyu durdurmak için donanma komandoları ve savaş gemileri hazırladığı, hatta bazı gemileri batırmayı planladığı aktarıldı. İsrail'in yüzlerce aktivisti gözaltına alıp sorguladıktan sonra Aşdod Limanı üzerinden sınır dışı etme hedefinde olduğu belirtildi. Bu planlar, 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) ile garanti altına alınan açık denizlerdeki serbest dolaşım hakkını ihlal etme potansiyeli taşıyor. Ayrıca, San Remo Deniz Hukuku El Kitabı'na göre, insani misyonları hedef alan abluka yasa dışıdır. BM Güvenlik Konseyi'nin 2720 ve 2728 sayılı kararları da insani yardıma engelsiz erişim talep etmektedir.

Tarihsel Örnekler ve Hukuki İhlaller

İsrail, 2010'dan bu yana tüm özgürlük filolarını durdurdu. En dikkat çekici olay, 31 Mayıs 2010'da Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda düzenlenen baskın oldu. Bu baskında İsrail komandoları 10 aktivisti öldürmüş, onlarcasını yaralamıştı. Son olarak, Freedom Flotilla Koalisyonu'na bağlı Madleen isimli yelkenlinin uluslararası sularda durdurulması ve Aşdod Limanı'na yönlendirilmesi, iklim aktivisti Greta Thunberg ve Avrupa Parlamentosu üyesi Rima Hassan gibi tanınmış isimlerin teknede bulunmasıyla dünya gündemine oturdu. İsrail Dışişleri Bakanlığı yolcuların güvende olduğunu ve ülkelerine gönderileceğini duyursa da, Freedom Flotilla İsrail güçlerinin müdahale sırasında drone'lar kullandığını ve teknedekilere “tahriş edici bir madde” sıktığını belirterek operasyonu “hukuksuz” olarak nitelendirdi. Bu tür eylemler, Soykırım Suçunun Önlenmesi Sözleşmesi, Dördüncü Cenevre Sözleşmesi ve Roma Statüsü gibi uluslararası sözleşmeleri de ihlal etmektedir.