ABD'nin Washington eyaletinde bulunan St. Helens Yanardağı'nın 1980 yılındaki yıkıcı patlamasından 40 yıl sonra, doğanın yaralarını sarmak için beklenmedik bir müttefik ortaya çıktı.
Kunduzların olağanüstü etkisi
On yıllar boyunca volkanik küllerle kaplı kalan ve bilim insanları tarafından 'cansız bir çöl' olarak nitelendirilen devasa bir alan, bölgeye salınan 58 kunduz sayesinde yemyeşil bir sulak alana dönüştü. Patlama sonrası Kuzey Tuttle Nehri yatağında biriken yoğun volkanik tortular, bu bölgenin kaderini belirlemişti. ABD Ordusu Mühendisler Birliği tarafından inşa edilen bentler, arazinin çoraklaşmasına neden olmuştu.
Doğanın mucizesi
2021 yılında doğa koruma gruplarının önerisiyle bölgeye salınan kunduzlar, insan müdahalesi olmadan doğal bir mühendislik başarısı gösterdi. Bu minik yaratıklar, düzinelerce baraj inşa ederek, kanallar açarak ve karmaşık bir rezervuar ağı oluşturarak, bölgedeki suyun tutulmasını sağladı. Sonuç olarak, volkanik kayalar arasında kök salamayan söğüt ve kızılağaçlar yeniden filizlendi ve kuruyan topraklar bataklıklar ve derin göletlerle hayat buldu. Suyun geri dönüşü, bölgeyi vahşi yaşamın çekim merkezi haline getirdi. Kunduzların oluşturduğu göletler, ördekler, kazlar, geyikler ve alabalıklar gibi birçok canlı için mükemmel bir üreme alanı haline geldi. Ancak bu muazzam doğal restorasyon başarısı, günümüzde büyük bir tehlikeyle karşı karşıya bulunuyor.








