• satrroıad dörüm
DÜNYA
Yayınlanma : 21 Temmuz 2026 06:41

Kayıp bir dünyanın kapıları aralandı: Buz devri öncesi 'uçan penguenler' ve unutulmuş canlılar keşfedildi

Kayıp bir dünyanın kapıları aralandı: Buz devri öncesi 'uçan penguenler' ve unutulmuş canlılar keşfedildi
Norveç'teki bir mağarada, buz devri öncesine ait 'uçan penguenler' ve nesli tükenmiş türlerin fosilleri bulundu. Bu keşif, iklim değişikliğinin geçmişteki canlı yaşamı üzerindeki etkilerini anlamak için kritik öneme sahip.

Norveç'in Kjøpsvik bölgesindeki bir mağarada yapılan arkeolojik çalışmalar, binlerce yıl öncesine ait, adeta zaman kapsülü niteliğinde bir ekosistemi gün yüzüne çıkardı. 1990'larda bir maden kazısı sırasında tesadüfen keşfedilen ve sonrasında Oslo, Bournemouth ve Bergen üniversitelerinden bilim insanlarının detaylı incelemelerine sahne olan Arne Qvamgrotta mağarasında, inanılmaz derecede iyi korunmuş organik kalıntılar bulundu.

MAĞARANIN GİZEMLİ SAKİNLERİ: UÇAN PENGUENLER VE UNUTULMUŞ TÜR

Araştırmacılar, mağara tortularından elde ettikleri kemik parçalarını hem geleneksel yöntemlerle hem de antik DNA analizleriyle titizlikle inceledi. Bu incelemeler sonucunda, halk arasında 'uçan penguenler' olarak bilinen Atlantik martıları ve dalgıç kuşlarının yanı sıra kutup ayısı, mors, balina ve göçmen ren geyiklerinin fosillerine ulaşıldı. Dahası, bu keşif İskandinavya'da daha önce hiç kaydedilmemiş ve Avrupa'da nesli tükenmiş olan yakalı lemming türünün de varlığını kanıtladı.

BUZ DEVRİ ÖNCESİ YAŞAM VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİ

Elde edilen veriler, yaklaşık 75 bin yıl önce bölgedeki buzulların geri çekilmesiyle kıyı şeridinin, bu deniz kuşları ve kara memelileri için cazip bir yaşam alanına dönüştüğünü ortaya koyuyor. Hem deniz hem de kara canlılarının bir arada bulunması, denizin sürekli donmadığı, yalnızca mevsimsel olarak buzlandığı bir iklimin ipuçlarını veriyor. Ancak bu canlı çeşitliliği, buzulların yeniden ilerlemesiyle sona ermiş. Kıyıların buz tabakalarıyla kaplanması, hayvanların göç edememesine ve bulundukları yerde yok olmalarına neden olmuş. Bu bulgular, günümüzdeki iklim değişikliği karşısında Arktik canlılarının yaşayabileceği riskleri anlamak adına büyük önem taşıyor.