Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Merkezin Güncesi adlı blogunda yayımlanan son analiz, küresel jeopolitik gerilimlerin Türkiye'nin dış ticaret dengesi üzerindeki potansiyel baskısına rağmen, ikinci çeyrekte beklenenin aksine bir iyileşme yaşandığını ortaya koyuyor. Özellikle ABD/İsrail-İran arasındaki savaşın, enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinden dış ticareti olumsuz etkilemesi öngörülürken, veriler ihracattaki güçlü performansın bu etkiyi dengelediğini gösteriyor.
ENERJİ FİYATLARI YÜKSELDİ, İHRACAT DESTEKLEDİ
Analize göre, küresel piyasalarda Brent petrolünde yıllık bazda %55,2, doğal gazda ise %28,2'lik bir artış yaşandı. Bu durum, takvim etkisinden arındırılmış enerji ithalatının yıllık bazda %32,4'lük bir yükselişine yol açtı. Ancak bu artışa rağmen, ihracatın güçlü seyretmesi dış ticaret dengesinin iyileşmesinde kilit rol oynadı. TCMB uzmanları, enerji fiyatlarındaki yükselişin cari işlemler dengesini tek başına belirlemediğini, ihracat performansı, hizmet gelirleri ve iç talep gibi pek çok unsurun bu dengeyi şekillendirdiğini vurguluyor. 2022'deki Rusya-Ukrayna Savaşı'nın aksine, mevcut dönemde enerji maliyetlerindeki artışın dış denge üzerinde daha az belirgin bir baskı oluşturduğu belirtiliyor.
TEDARİK ZİNCİRLERİNDEKİ YENİDEN YÖNLENDİRME İHRACATI CANLANDIRDI
Analizin dikkat çekici bir diğer bulgusu ise küresel tedarik zincirlerinde jeopolitik gelişmeler nedeniyle yaşanan yeniden yönlenmenin ihracatı canlandırması. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler, artan navlun ve sigorta maliyetleri, Uzak Doğu'dan yapılan sevkiyatlardaki aksamalar nedeniyle talebin Türkiye'ye kaymasına neden oldu. Avrupa kaynaklı ihtiyati alımlar, kimyasal ürünler ve ana metal sektörlerinde; tedarikçi çeşitlendirme eğilimi ise giyim ve tekstil sektörlerinde ihracatı destekledi. Ayrıca, savunma sanayisinin yüksek katma değerli üretimi ve bu sektöre yönelik artan talep de ihracatın güçlü seyretmesinde önemli bir etken olarak öne çıkıyor. Savunma sanayisinin toplam ihracattaki payı son dört yılda yaklaşık 2,3 puan artarak %4'e ulaştı.
İÇ TALEP ZAYIFLIĞI İTHALATI DÜŞÜRDÜ
Dış ticaret dengesindeki iyileşmenin diğer önemli bir ayağı ise ithalat kompozisyonundaki değişim oldu. İkinci çeyrekte ithalattaki artışın tamamen enerji kaynaklı gerçekleştiği, enerji hariç ithalatın ise gerilediği gözlemlendi. Ara malları ithalatı altın ve enerji hariç seviyesini korurken, yatırım ve tüketim malları ithalatında bir gerileme yaşandı. Bu durum, iç talebin süregelen zayıf seyri ve sıkı para politikasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Kredi kartı harcamaları gibi iç talebe ilişkin yüksek frekanslı verilerdeki zayıflık, tüketim malı ithalatı talebindeki yavaşlamayı da teyit ediyor. Bu gelişmeler, jeopolitik risklerin azalmasıyla enerji fiyatlarında başlayan normalleşme ile birleştiğinde, savaşın cari açık üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü risklerin azaldığını gösteriyor.








