Japonya'nın Kumamoto eyaleti, 28 Temmuz'da yerel saatle 16.27'de meydana gelen 7.1 büyüklüğündeki yıkıcı depremle sarsıldı. 10 kilometre derinlikte gerçekleşen bu şiddetli sarsıntı, eyalet genelinde yangınlara, yol ve köprülerin çökmesine neden olarak geniş çaplı hasara yol açtı. İlk belirlemelere göre depremde 30 kişi hayatını kaybederken, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, eyaletin çeşitli bölgelerinde çok sayıda kişinin mahsur kaldığını ve kayıp olduğunu bildirdi.

TAHLİYE ÇALIŞMALARI VE ARAMA KURTARMA
Depremin ardından bölgede kurulan 450 tahliye merkezinde yaklaşık 10 bin kişi barınma imkanı buldu. Arama kurtarma çalışmalarına destek vermek amacıyla Japonya Öz Savunma Kuvvetleri (SDF) ekipleri derhal bölgeye sevk edildi. Afet bilişimcileri ve deprem güvenliği uzmanları ise olası risklere dikkat çekerek, 2016 yılında yaşanan ve 28 saat arayla meydana gelen yıkıcı depremleri hatırlattı. Bu hafta içinde "Futagawa-Hinagu" fay hattında güçlü ve ardışık ikinci bir depremin tetiklenebileceği uyarısında bulunuldu.

İKİNCİL RİSKLER VE ULAŞIM SORUNLARI
Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA) Deprem ve Tsunami Risk Azaltma Uzmanı Kiyomoto Masaşi, sismik aktivitenin Kumamoto'nun iç kesimleri ile Yatsuşiro Denizi arasındaki yaklaşık 50 kilometrelik bir hatta devam ettiğini belirtti. 2016'da meydana gelen 6.2 ve 7 büyüklüğündeki ardışık depremlerde 277 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlatan uzmanlar, Tokyo Üniversitesi Enformasyon Çalışmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Profesör Watanave Hidenori, sarsıntıyı "sığ bir iç kara depremi" olarak nitelendirdi ve 2016'da kırılmayan bir fay segmentinin hareket etmiş olabileceğini değerlendirdi. Watanave, güçlü artçı depremlerin yanı sıra heyelan, yangın, gaz sızıntısı ve aşırı yaz sıcaklarının ciddi ikincil riskler oluşturduğuna vurgu yaptı. Deprem güvenliği uzmanı Moriwaki Yoşinori, 100 kilometreden uzun Futagawa-Hinagu fay hattında hareketlenmelerin beklenebileceğini kaydetti. AICAT Direktörü Nakahama Yoşikazu ise ulaşım yollarındaki hasar nedeniyle gıda ve tıbbi malzeme temininde yaşanabilecek aksamalara dikkat çekerek, tahliye ve lojistik süreçlerinde deniz taşımacılığı ile helikopterlerin kullanımının önemini vurguladı.







