ÇEVRE
Yayınlanma : 17 Ağustos 2025 11:37

İzmir ve Ege Bölgesi'nde Kuraklık Tehlikesi: 2100'e Kadar Kurak Ay Sayısı %40 Artabilir

İzmir ve Ege Bölgesi'nde Kuraklık Tehlikesi: 2100'e Kadar Kurak Ay Sayısı %40 Artabilir
Yaşar Üniversitesi'nden yapılan araştırmaya göre, İzmir ve Ege Bölgesi'nde kuraklık riski giderek artıyor. 2100 yılına kadar kurak ay sayısı %40'a kadar artabilir ve bu durum tarım, içme suyu ve ekosistemi tehdit ediyor.

Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jafar Safari liderliğindeki bilimsel bir çalışma, Ege Bölgesi'nin 2100 yılına kadar kuraklık eğilimini analiz etti. Çalışma, kurak ay sayısında yüzde 40'a varan bir artış olasılığını ortaya koydu.

teknik yapı

KURAKLIK, İZMİR VE ÇEVRESİNİ VURDU

İzmir ve çevresindeki kuraklık, barajlardaki su seviyelerinin kritik noktalara düşmesine ve bazı ilçelerde su kesintilerine yol açtı. Doç. Dr. Safari, yaşanan su krizinin geçici olmadığını, iklim değişikliğinin etkisiyle uzun vadeli bir sorun haline geldiğini vurgulayarak sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Çalışmada, CMIP6 iklim modeli verileri kullanılarak orta (SSP2-4.5) ve yüksek (SSP5-8.5) emisyon senaryoları incelendi.

BÜYÜK VE KÜÇÜK MENDERES HAVZALARI TEHDİT ALTINDA

Araştırma sonuçlarına göre, 2041-2100 yılları arasında Büyük Menderes Havzası (Aydın-Denizli-Muğla hattı) ve Küçük Menderes Havzası'nın batı kesimlerinde (Çeşme, Seferihisar, Selçuk ve çevresi) şiddetli ve aşırı kuraklık ayı sayısı en yüksek olacak. Bu bölgelerde kuraklık değerleri 160 ayı aşabilir. Küçük Menderes'in doğu kesimlerinde ve Gediz Havzası'nda da kuraklık riski devam ediyor. Orta emisyon senaryosuna göre 2070-2099 arasında kurak ay sayısında yüzde 26 artış öngörülürken, yüksek senaryoda bu oran yüzde 40'a ulaşıyor. Aylarca süren, 15 aya kadar uzayabilen kurak dönemler, tarımsal üretim, içme suyu temini ve ekosistem dengesini tehdit edebilir. Doç. Dr. Safari, İzmir'in tarım, içme suyu ve ekosistem dengesi açısından büyük risk altında olduğunu belirtti ve adaptasyon ve bütüncül su yönetimi politikalarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.