• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 19 Ağustos 2026 19:46

İskenderiye Feneri için 80 tonluk bloklar sudan çıkarıldı

İskenderiye Feneri için 80 tonluk bloklar sudan çıkarıldı
Mısır'ın İskenderiye kıyılarında, İskenderiye Feneri'nin dijital modelini oluşturmak amacıyla 70-80 tonluk 22 dev taş blok Akdeniz'in tabanından çıkarıldı. Antik yapıya ait bu parçalar 3D tarama ile dijital ortama aktarılacak.

Mısır'ın İskenderiye sahillerinde Akdeniz'in derinliklerinden 70 ila 80 ton ağırlığındaki 22 dev taş blok yüzeye çıkarıldı. Bu operasyonun temel amacı, Antik Dünya'nın Yedi Harikası'ndan biri kabul edilen İskenderiye Feneri'nin dijital ortamda yeniden canlandırılması.

Fenerin dijital modeli için yoğun çalışma

Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi'nin (CNRS) İskenderiye Araştırmaları Merkezi'nden (CEAlex) arkeolog ve mimar Isabelle Hairy'nin bilimsel önderliğinde gerçekleşen kazılar, Mısır Turizm ve Tarihi Eserler Bakanlığı'nın denetiminde yürütülüyor. Projenin finansmanını son üç yıldır Dassault Systèmes Vakfı sağlarken, operasyonda kullanılan duba ve vinç ekipmanlarının temini Fransız yapım şirketi GEDEON Programmes tarafından yapılıyor. Sudan çıkarılan arkeolojik buluntular arasında kapı lento ve söveleri, bir eşik taşı ve Hellenistik döneme ait Mısır mimarisi özelliklerini taşıyan kapılı bir pilon bulunuyor. Ekip, bu parçaların fenerin hem Mısır hem de Yunan mimari geleneğini harmanlayan anıtsal girişine ait olduğu görüşünde. Çıkarılan bloklar, yüksek hassasiyetli fotogrametri yöntemiyle taranarak üç boyutlu modellere dönüştürülecek. Bu veriler, son on yılda su altında dijitalleştirilen 100'den fazla bloğun bulunduğu veri tabanına eklenecek. Alan ilk kez 1968'de keşfedilse de, sistematik çalışmalar 1994 ve 1995 yıllarında arkeolog Jean-Yves Empereur önderliğinde hız kazandı. O dönemde yapılan ilk sayımda deniz tabanında sfenks, dikilitaş, sütun ve granit bloklardan oluşan 3.300'den fazla nesne kayıt altına alınmıştı.

Antik metinler dijital modellemeye ışık tutuyor

Hairy yönetimindeki PHAROS programı kapsamında devam eden çalışmalar, tarihçi, nümizmat, arkeolog ve mimarlardan oluşan ekibin, MÖ 4. yüzyıldan MS 15. yüzyıla kadar fener hakkında hazırlanmış antik metin ve tasvirleri toplayarak fiziksel kalıntıların eksik parçalarını tamamlamasını hedefliyor. Elde edilen bilgiler, Dassault Systemes Vakfı bünyesindeki gönüllü mühendisler tarafından bilimsel simülasyonlarla işlenerek yapının inşa ve yıkılış süreçleri test ediliyor. Çalışmanın nihai hedefi, ziyaretçilerin sanal olarak gezebileceği detaylı bir "dijital ikiz" oluşturmak.