Haşere kontrol sektörü çalışanları, İstanbul'da bir otelde dört kişilik bir ailenin hayatını kaybettiği olay üzerinden tüm sektörün töhmet altında bırakılmasının doğru olmadığını ifade etti. Sektör temsilcileri, kamuoyunda tek bir trajik olayın tüm bir sektöre yönelik suçlamalara yol açmasının büyük bir çelişki oluşturduğunu vurguladı.
GERÇEK SORUNLAR GÖZ ARDI EDİLİYOR
Trabzon'da uzun yıllardır haşere kontrol sektöründe hizmet veren Halil Uzun, İstanbul'daki olayı değerlendirirken, asıl tartışılması gereken gerçek sorunların göz ardı edildiğini belirtti. Uzun, haşere ilaçlarının marketlerde, internet sitelerinde ve sokak tezgâhlarında kontrolsüz biçimde satılması, zirai bayilerin tarım dışındaki kişilere ürün verebilmesi ve apartmanlarda bilgisizce yapılan amatör uygulamaların devam etmesi halinde üzücü vakaların yaşanmasının muhtemel olduğunu söyledi.
KAÇAK ÇALIŞMA VE VERGİ YÜKÜ SORUNU
Uzun, sektörü asıl zan altında bırakan ikinci büyük sorunun 'görünürde resmi, gerçekte kaçak' çalışan firmalar olduğunu ifade etti. Ruhsatsız, eğitimsiz ve sigortasız personelle yapılan uygulamaların son yıllardaki birçok zehirlenme vakasının temel sebebi olduğunu belirten Uzun, sektörün ağır vergi yükü altında olduğunu da ekledi. Yüzde 27-48 arasında vergi ödeyen ve ürünlerini yüksek KDV ile almak zorunda kalan bu sektörün, birçok destek programından yararlanamadığını, bu durumun maliyetleri artırarak merdiven altı firmaların çoğalmasına ve sektör itibarının haksız yere zedelenmesine yol açtığını söyledi.








