İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney için düzenlenen cenaze törenleri, yüzbinlerce kişinin katılımıyla hem ulusal bir yas havasını hem de uluslararası alanda gerilimi tırmandıran olaylara sahne oldu. Törene damgasını vuran pankartlar ve sloganlar, bölgedeki siyasi dengeler ve küresel ilişkiler açısından dikkatle incelenmeyi hak ediyor.
ABD BAŞKANI TRUMP''A DOĞRUDAN TEHDİT VE BÖLGESEL GERİLİMLER
Cenaze törenleri sırasında en çok yankı uyandıran gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik doğrudan bir tehdit içeren pankartın açılması oldu. Şair Muhammed Resuli'nin Trump'ın öldürülmesinin 'sorumlulukları' arasında yer aldığını belirttiği bir şiirinin ardından, kalabalık 'Amerika'ya ölüm' ve 'İsrail'e ölüm' gibi sert sloganlar attı. İnsanların 'Trump'ı öldürün', 'Bibi'yi öldürün' ve 'İntikam alacağız' gibi ifadelerin yer aldığı pankartlar taşıması, İran'ın Batı karşıtı duruşunu ve bölgesel husumetini bir kez daha net bir şekilde ortaya koydu. Bu durum, uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından bölgedeki mevcut kırılganlığın ve potansiyel çatışma risklerinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
MİLYONLARCA KİŞİNİN KATILIMI BEKLENİYOR, GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ÜST DÜZEYDE
Resmi olarak cuma günü başlayan cenaze törenleri, önümüzdeki hafta boyunca İran ve Irak genelinde devam edecek. İranlı yetkililer, 'yüzyılın cenazesi' olarak adlandırdıkları bu etkinliklere 12 ila 20 milyon kişinin katılımını bekliyor. Özellikle Tahran'da 10 milyondan fazla kişinin toplanması öngörülüyor ve bu durum, sıkı güvenlik önlemlerinin alınmasına yol açtı. Resmi medya, olası izdiham risklerine karşı halkı uyarırken, pazar günü Tahran'daki törende 4 binden fazla kişinin tıbbi yardım alması dikkat çekti. Vatandaşların serinletilmesi için su püskürtülürken, bazı yaşlıların sedyelerle taşındığı görüntülendi. Bu yoğun katılım ve alınan önlemler, olayın hem dini hem de siyasi boyutunun ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
LİDERLİK SPEKÜLASYONLARI VE MÜCTEBA HAMANEY''İN YOKLUĞU
Cenaze törenlerindeki bir diğer dikkat çekici nokta ise, Ayetullah Ali Hamaney'in yerine geçmesi beklenen oğlu Mücteba Hamaney'in törende görünmemesiydi. Yaralı olduğu yönündeki söylentilerle birlikte Mücteba Hamaney'e dair spekülasyonlar, babasının cenazesine katılmamasıyla daha da arttı. The New York Times'ın haberine göre, dini liderin güvenlik ekibi, Mücteba Hamaney'in cenaze için bir ses kaydı bile göndermesini engelledi. Bunun gerekçesi olarak, Hamaney'in konumunun İsrail tarafından tespit edilip hedef alınabileceği endişesi ileri sürüldü. Bu gelişme, Mücteba Hamaney'in ülkeyi sadece el yazısı mektuplarla yönetmeye devam edeceği yönündeki spekülasyonları güçlendirdi. Cenaze namazını ise Kum kentindeki medreselerde ders veren 97 yaşındaki Şii alim Cafer Subhani kıldırdı. Bu durum, İran'daki liderlik geçiş süreçlerinin ne kadar hassas ve karmaşık olduğunu gözler önüne seriyor.








