Sanatçı Fatih Erkoç, konuk olduğu bir programda özel hayatına ve sağlık sorunlarına dair açıklamalarda bulundu. 73 yaşındaki Erkoç, 39 yıllık evliliğinden hastalık dönemlerine, teknede geçen yaşamından geçirdiği kalp krizine kadar pek çok konuyu samimiyetle paylaştı. Özellikle kalp krizi öncesinde trafikte ve çalışma hayatında aşırı sinirli olduğunu belirten Erkoç, eşinin gösterdiği sabra dikkat çekti ve geçmişte eşini kırdığı için pişmanlığını dile getirdi.
Eşiyle ilişkisindeki değişim
Erkoç, kalp krizi öncesi davranışlarını, “Trafikte canavar gibiydim, çok sinirliydim. Besteler yaparken eşim çay getirdiğinde bile ‘Niye konsantrasyonumu bozuyorsun?’ diye parlıyordum. Akıllı kadın benim kötü niyetli olmadığımı bildiği için sabretti ve dayandı” sözleriyle anlattı. Kalp krizi sonrasında hayata bakışının değiştiğini ve 39 yıllık evliliğinin zamanla daha da güçlendiğini ifade eden sanatçı, “Şimdi mis gibi yaşıyoruz. Her geçen yıl birbirimizi daha çok sevdiğimizi hissediyoruz. Kalp krizi sonrası şeker gibi oldum” dedi. Geçmişte eşinin kalbini kırabildiğini itiraf eden Erkoç, “Bütün şarkılarımı ona yazdığım halde kırıcı olabiliyordum. Şimdi buradan da özür diliyorum” şeklinde konuştu.
Yelkenin iyileştirici etkisi
Fatih Erkoç, 2016 yılında lenf kanseri tedavisi gördüğünü ve kemoterapi sürecinde konserlerine devam ettiğini belirtti. Denizin ve yelkenin hayatındaki iyileştirici rolüne vurgu yapan Erkoç, “Denize çıkıp eşimle yelken açmak, bayrağın hışırtısı, suyun fısıltısı büyük bir moral oldu. Kemoterapiden dolayı kendimi çok yorgun hissettiğimde yelken açtığımda o yorgunluk ve kötü hissetme hali bitiyordu. Gerçekten deniz çok güzel. Yelken yapmak bana büyük bir ilaç gibi geldi” ifadelerini kullandı.







