Çin, okyanusun ortasına Eyfel Kulesi'nden bile daha yüksek bir dev rüzgar türbini yerleştirerek mühendislik harikası sergiledi. Kıyıdan yaklaşık 43 mil açıkta kurulan bu devasa yapı, sadece yenilenebilir enerji üretmekle kalmadı, aynı zamanda beklenmedik bir şekilde karmaşık bir yapay resif ekosistemine ev sahipliği yapmaya başladı.
DEVASA YAPI VE TEKNİK KABİLİYETLERİ
Guangdong eyaleti açıklarında yarı batık bir platform üzerine inşa edilen 16 megavatlık 'Üç Boğaz Pilot Projesi' adlı bu yüzer rüzgar türbini, yaklaşık 270 metreyi aşan pervaneleriyle derin deniz rüzgarlarını yakalamak üzere tasarlandı. Kategori 5 kasırgalara ve saatte 163 mil hızdaki rüzgarlara, ayrıca 20 metreyi aşan dalgalara dayanıklılık gösterebilmesi için özel olarak 9 emme çapası ve dinamik kablolarla sabitlendi. Bu devasa yapı, yılda tam 44,65 milyon kilovatsaat elektrik üretebilecek kapasiteye sahip.
BEKLENMEDİK EKOLOJİK SÜRPRİZ
Mühendislik planlarında hiç öngörülmeyen bir gelişme yaşandı: Türbinin dev çelik gövdesi, kısa sürede midye, kabuklu canlılar ve alglerle kaplanarak adeta bir yapay resif haline geldi. Yüzeydeki dev dönme hareketinin altında oluşan bu korunaklı alan, çevredeki sularda yaşayan onlarca farklı balık türünü, hatta fokları ve yunusları kendine çekerek zengin bir besin zincirinin oluşmasına zemin hazırladı.
TİCARİ BALIKÇILIK VE DENİZ YAŞAMI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Bu aktif rüzgar santrali bölgesinde trollerin ağ çekmesi imkansız hale geldiği için, türbinin alt kısmı ticari balıkçılıktan uzak, güvenli bir üreme sahasına dönüştü. Bilim insanları, bu tür yapay alanların bazı türleri yerinden etme potansiyeline dikkat çekse de, devasa çelik ayakların oluşturduğu koruma bölgesi, yerel deniz canlıları için doğal bir sığınak vazifesi görüyor ve bölgedeki deniz popülasyonunu olumlu yönde etkiliyor.








