CHP Genel Merkezi tarafından Muğla İl Başkanlığı görevine atanan Halil Karahan ile ilgili haberi kişisel sosyal medya hesabında ve WhatsApp gruplarında paylaşmasının ardından hedef alındığını öne süren DİSK Emekli-Sen Güney Ege Bölge Temsilci Yardımcısı Aydın Doğer, Genel Başkan Cengiz Yavuz ile Genel Sekreter Fikri Kalender imzasıyla hakkında alınan görevden el çektirme kararına sert tepki gösterdi. Doğer, "Savunmam alınmadan üyeliğim sonlandırılmak isteniyor" diyerek kararın sendika tüzüğüne aykırı olduğunu savundu.
DİSK Emekli-Sen Genel Merkezi tarafından 16 Temmuz 2026 tarih ve 2026/1126 sayılı yazıyla Aydın Doğer hakkında "sendikamızda mutlak butlan savunuculuğu yapmak ve ikilik yaratmak" gerekçesiyle görevlerinden el çektirilmesi ve üyeliklerinin sonlandırılması yönünde işlem başlatıldı.
Kararın altında Genel Başkan Cengiz Yavuz ile Genel Sekreter Fikri Kalender'in imzası bulunuyor.
Ancak Doğer, yayımladığı kapsamlı basın açıklamasında alınan kararın hem sendika tüzüğüne hem de demokratik sendikal işleyişe aykırı olduğunu ileri sürdü.
"Tüzük açık; disiplin süreci işletilmeden kimse ihraç edilemez"
Basın açıklamasında sendikanın Ana Tüzüğü'nden uzun bölümler paylaşan Doğer, özellikle 10. ve 28. maddelerin açık hükümler içerdiğini söyledi.
Doğer'in dikkat çektiği 10. maddeye göre;
- Sendika üyeliğinden çıkarma kararı ancak Genel Merkez Disiplin Kurulu'nun soruşturması sonrasında verilebiliyor.
- Üyeden mutlaka yazılı savunma alınması gerekiyor.
- Disiplin Kurulu'nun verdiği kesin çıkarma kararı ise ancak Genel Kurul'un onayıyla kesinleşiyor.
- Bu süreç tamamlanıncaya kadar üyenin yargıya başvurma hakkı bulunuyor.
Tüzüğün 28. maddesinde ise Merkez Disiplin Kurulu'nun görevleri ayrıntılı şekilde düzenleniyor.
Buna göre disiplin kurulu;
- Önce soruşturma yürütüyor,
- Hakkındaki üyeden savunma alıyor,
- Ardından uyarı, kınama, geçici çıkarma veya kesin çıkarma cezalarından birine karar veriyor,
- Kesin çıkarma kararını da Genel Kurul'un onayına sunuyor.
Doğer ise bu sürecin hiçbirinin işletilmediğini savunuyor.
"Ne disiplin kuruluna sevk edildim ne savunmam alındı"
Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Disiplin Kurulu'na dahi verilmemiş, savunması alınmamış, yapılan eylemin suç oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmemiş bir üye ve seçimle Güney Ege Bölge Temsilci Yardımcısı olmuş yöneticiyim. Görevimin başındayım."
Doğer, sendika yönetiminin kendi tüzüğünü yok saydığını ileri sürerek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Sendikamızın tüzüğü çok açık ve demokratiktir. Kayyumculuk, kafa koparma, tasfiyecilik, seçilmişleri görevden uygunsuz şekilde atma işlemleri sendikamızda olmaz. Yoksa bunu yapanların eleştirdiğimiz kurumlardan ve örgütlerden farkı kalmaz."
"Halil Karahan haberini paylaştıktan sonra hedef oldum"
Doğer, CHP Muğla İl Başkanlığı'na Halil Karahan'ın atanmasına ilişkin yerel basında çıkan haberi paylaşmasının ardından süreçlerin değiştiğini iddia etti.
Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Artık açığı aranan, namlunun ucunda bir yönetici olduğumu fark edemedim. Ta ki sendikamız üyesi Halil Karahan'ın yerel basında çıkan haberini paylaşana kadar."
Kendisine yöneltilen suçlamaların gerçekle bağdaşmadığını belirten Doğer, şöyle devam etti:
"'Defalarca arandı', 'itaatsizlik etti', 'kuralları çiğnedi', 'mutlak butlancı oldu' deniliyor. Telefon görüşmelerimin dökümleri elimde. Kimlerle ne kadar görüştüğüm belgelidir."
"Beni karalamaya çalışıyorlar"
Doğer, açıklamasında "mutlak butlan savunucusu" olduğu yönündeki suçlamayı da reddederek şunları söyledi:
"Aydın Doğer'e 'butlancı' derseniz kimseyi buna inandıramazsınız. Çünkü bu bir sosyalistin siyasal anlayışıyla bağdaşmaz. Başka suçlamalar yapabilirsiniz ama toplumun inanacağı suçlamalar yapın. Bu habere saldırının altında yatan Aydın Doğer'i karalamak ve ondan kurtulmaktır."
"Sendika milletvekilliği hesaplarının aracı olamaz"
En dikkat çekici değerlendirmelerinden birini ise sendikanın siyasetle ilişkisi konusunda yapan Doğer, şu ifadeleri kullandı:
"19 Mart sonrasında sendikamızla birlikte her gün sokaklarda AKP politikalarına karşı mücadele ettik. Faşizme karşı omuz omuza olduk. Ama eğer sendikamızın üst düzey yöneticileri milletvekili olabilme adına sendikamızı bir yerlere sürüklemeye çalışırlarsa buna da karşı dururum. Çünkü sendikamız siyasi parti değildir."
Doğer, her siyasi görüşten emeklinin sendika çatısı altında yer alabileceğini belirterek, sendikanın herhangi bir siyasi yapının etkisi altına girmemesi gerektiğini savundu.
Güney Ege'deki çalışmalarını anlattı
Basın açıklamasında yaklaşık iki yıllık sendikal çalışmalarına da geniş yer veren Doğer, Muğla, Aydın ve Denizli'de örgütlenme faaliyetleri yürüttüğünü belirtti.
Didim, Kuşadası, Datça, Ortaca, Köyceğiz, Dalaman, Milas, Menteşe ve Marmaris başta olmak üzere çok sayıda ilçede toplantılar yaptığını, yeni temsilciliklerin kurulması için çalıştığını ve tüm faaliyetlerini rapor halinde Genel Merkez'e sunduğunu ifade etti.
Doğer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Yaşasın örgütlü mücadelemiz. Yaşasın Devrimci Emekli-Sen. İnadına sendika, inadına DİSK."
DİSK Emekli-Sen Genel Merkezi'nin Doğer'in iddialarına ilişkin nasıl bir açıklama yapacağı ve disiplin sürecinin nasıl sonuçlanacağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.








