Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin Ankara'da gerçekleştirdiği 18 günlük hak arama eyleminin 16. gününde, Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu'nun tutuklanması, DİSK içerisindeki ‘bürokrasi ve fiili mücadele’ çatışmasını açığa çıkardı.

Madencilerin eylem süreci
Enerji Bakanlığı önünde hak talep eden madencilerin liderlerinin ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla gözaltına alınmasının ardından dikkatler DİSK Genel Merkezi'ne yöneldi. DİSK Yönetim Kurulu, Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu imzasıyla bir kınama mesajı yayımladı; ancak bu açıklamada ne tutuklananların isimleri ne de Bağımsız Maden-İş'in direnişi hakkında bilgi verildi. Muğlak ifadeler içeren metinde, “Sendikal mücadele suç değildir. Örgütlenmek anayasal haktır” ifadeleri yer aldı. Bu durum, sendikal çevrelerce “direnişin adını anmaktan çekinen bir bürokratik geri çekilme” olarak değerlendirildi.
Sendikaların ortak bildirisi
Madenciler eylemlerinin 18. gününde Yıldızlar SSS Holding ile bir anlaşma sağladı. Alacaklarının dörtte biri hesaplarına yatırılırken, geri kalan ödemeler için 40 günlük bir süre belirlendi. DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş, Enerji-Sen, Limter-İş gibi 16 sendika ortak bir bildiri yayımlayarak genel merkez iradesini bypass etti. Bildiride, “Gökay Çakır ve Başaran Aksu yalnız değildir. Madencilerin fiili ve meşru direnişi hepimizin direnişidir. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır” denildi. Sosyal medyada ise DİSK'in açıklaması büyük tepki topladı ve #BaşaranAksu, #MadenciyleDayanışma etiketleri gündeme oturdu. Bu kriz, sendikal tarih açısından “direniş çatlağı” olarak kaydedildi.








