KÜLTÜR-SANAT
Yayınlanma : 25 Ağustos 2025 12:01

Datça açıklarında Osmanlı batığı bulundu: Dünya sualtı arkeolojisinin en çarpıcı buluntularından biri

Datça açıklarında Osmanlı batığı bulundu: Dünya sualtı arkeolojisinin en çarpıcı buluntularından biri
Muğla'nın Datça ilçesi açıklarında bulunan Osmanlı batığı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından dünya sualtı arkeolojisinin en çarpıcı buluntularından biri olarak açıklandı.
Datça açıklarında Osmanlı batığı bulundu: Dünya sualtı arkeolojisinin en çarpıcı buluntularından biri

Muğla'nın Datça ilçesi açıklarında, Osmanlı'ya ait bir geminin batığı bulundu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Akdeniz'de bulunan batığın, dünya sualtı arkeolojisi için son derece önemli bir keşif olduğunu açıkladı.

teknik yapı

OSMANLI BATĞI: TARİHE IŞIK TUTAN BULUNTULAR

Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras projesi kapsamında, Prof. Dr. Harun Özdaş başkanlığında yürütülen Kızlan Osmanlı Batığı Sualtı Kazısı'nda elde edilen buluntular, Türkiye'nin sualtı arkeolojisindeki liderliğini bir kez daha gösterdi. Bakan Ersoy, sosyal medya paylaşımında, batıkta bulunan silahlar, porselenler, satranç takımları ve diğer eşsiz eserlerin, ecdadın izinin denizlerde de sürülmesinin bir kanıtı olduğunu vurguladı. Bakan, 'Geleceğe Miras Projesi' ile bu mirası korumayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı hedeflediklerini belirtti.

BATIĞIN ÖZELLİKLERİ VE BULUNTULAR

Bakan Ersoy, Türkiye'de kazısı yapılan ilk ve tek 17. yüzyıl Osmanlı batığında 30'dan fazla tüfek, 50'den fazla humbara, binlerce mermi ve Osmanlı döneminin en büyük pipo koleksiyonunun bulunduğunu açıkladı. Batık, yaklaşık 30 metre uzunluğunda ve 9 metre genişliğinde ahşap kalıntılardan oluşuyor ve geminin karaya oturup yan yatarak battığı belirlendi. Kazıda ayrıca, 3 binden fazla kurşun mermi, barutluklar, tabanca, kılıç, hançer, bakır kaplar, ibrikler, seramik çömlekler, tahta kaşıklar, şimşir taraklar, deri mataralar, sepetler ve iki satranç takımı bulundu. 40'tan fazla Çin porseleni de batıkta ele geçirilen önemli eserler arasında yer alıyor. Bulunan kestaneler ise geminin kış aylarında battığını gösteriyor. Bir mühür üzerindeki 'Hüdabende Abdullah Ahmed' adı ve Hicri 1078 (Miladi 1667-1668) tarihi, batığın tarihini netleştirdi.

BODRUM MÜZESİ'NE TESLİM EDİLECEK

Bakan Ersoy, batığın Osmanlı Devleti'nin 17. yüzyılda Akdeniz'deki askeri varlığını ve ticari faaliyetlerini belgeleyen ilk örnek olduğunu söyledi. Çalışmalar sonucunda, geminin bir çatışma sonrası kıyıya sürüklenerek karaya oturduğu ve burada yanarak battığı anlaşıldı. Buluntuların tamamı Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi'ne teslim edilecek ve Dokuz Eylül Üniversitesi Sualtı Kültür Mirası ve Denizcilik Tarihi Araştırma Merkezi (SUDEMER) çalışmalarına devam edecek.