KÜLTÜR-SANAT
Yayınlanma : 24 Ağustos 2025 19:38

Datça'da Osmanlı batığı kazısında yeni buluntular: 36 tüfek ve 50'den fazla humbara

Datça'da Osmanlı batığı kazısında yeni buluntular: 36 tüfek ve 50'den fazla humbara
Muğla'nın Datça ilçesi açıklarında bulunan 17. yüzyıl Osmanlı batığında yapılan kazılarda 36 tüfek, 50'den fazla humbara, Çin porselenleri ve daha birçok tarihi eser bulundu.
Datça'da Osmanlı batığı kazısında yeni buluntular: 36 tüfek ve 50'den fazla humbara

Muğla'nın Datça ilçesi açıklarındaki Kızlan Osmanlı Batığı'nda, Osmanlı denizcilik tarihine ışık tutacak önemli buluntular gün yüzüne çıkarıldı. 17. yüzyıla ait bu batıkta, 36 tüfek, 50'den fazla humbara, Çin porselenleri, mühür, satranç takımı ve günlük yaşam eşyaları bulundu.

teknik yapı

ÖNEMLİ BİR KEŞİF

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında, Dokuz Eylül Üniversitesi Sualtı Kültür Mirası ve Denizcilik Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi (SUDEMER) tarafından yürütülen kazılar, Türkiye'de kazısı yapılan tek 17. yüzyıl Osmanlı batığı olma özelliğini taşıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un da 2021'de dalış yaptığı bölgede, uzman ekipler tarafından yürütülen kazı çalışmaları, sabah brifingleriyle başlıyor ve önceki günün değerlendirmesinin ardından iş bölümü ve dalış programları belirleniyor.

ZENGİN BİR BULUNTU TOPLULUĞU

Genellikle ikişerli veya dörderli gruplar halinde günde iki dalış gerçekleştiren dalgıçlar, batığın sığ suda bulunması sayesinde uzun süre çalışma imkanı buluyor. Ekip, akşam geç saatlere kadar denizde, ardından da karada katalog çalışmaları yapıyor. Kazı Başkanı ve SUDEMER Müdürü Prof. Dr. Harun Özdaş, batıktaki dördüncü kazı sezonunda yürütülen çalışmalarda bulunan mühürden, geminin 1667-1668 yılları arasında battığını tespit ettiklerini açıkladı. Batığın ilk bulunduğunda sıradan göründüğünü ancak derinlere indikçe olağanüstü bulgularla karşılaştıklarını belirten Özdaş, buluntuların zengin çeşitliliğine ve sayısına dikkat çekti. Osmanlı dönemi denizciliğine yönelik yeni bir müze açabilecek kadar zengin bir buluntu topluluğuyla karşı karşıya olduklarını ifade etti. Bu sezonki kazılarda özellikle askeri mühimmat dikkat çekti. Paketlenmiş halde 36 Osmanlı tüfeği, 50'den fazla humbara (el bombası), kılıç, hançer ve tabancaların yanı sıra 3 binin üzerinde mermi gün yüzüne çıkarıldı. Özdaş, buluntuların geminin Osmanlı devlet gemisi olduğunu kanıtladığını belirtti. Bulunan 'Hüdabende Abdullah Ahmed' ismine ait mühür, geminin 1667-1668 yılları arasında bir mücadele veya çatışma sonrası kıyıya sürüklenerek karaya oturduğunu ve daha sonra yanarak battığını gösteriyor. Batıkta mühimmat dışında 135 adet Tophane üretimi pipo lülesi, 2 adet satranç takımı, bambu paketler içinde 40'tan fazla Çin porseleni, bakır mutfak kapları, ibrikler, kazanlar, tahta kaşık, şimşir tarak ve deri mataralar da bulundu. Özdaş, bölgede Osmanlı denizciliğine dair başka batıkların da kayıt altında olduğunu ve 'Mavi Miras Projesi' kapsamında Osmanlı Dönemi Sualtı Kültür Mirası Coğrafi Bilgi Sistemi oluşturulduğunu aktardı. Kazı Başkanı Yardımcısı Doç. Dr. Nilhan Kızıldağ ise batık alanında her gün çekilen yüzlerce fotoğrafı birleştirilerek kayıt altına aldıklarını ve fotogrametri yöntemini kullandıklarını belirtti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla buluntuları duyurdu ve dünya su altı arkeolojisinin en çarpıcı buluntularından biri olduğunu vurguladı.