Citi Research'ün son raporu, küresel emtia piyasalarını altüst edebilecek 'kara kuğu' olarak adlandırılan öngörülemeyen risklere dikkat çekiyor. Eric G. Lee liderliğindeki ekip, 2026'nın ikinci yarısı ve sonrasında yaşanabilecek potansiyel aşırı risk senaryolarını detaylandırarak, piyasaların alışılagelmiş analiz yöntemlerinin ötesine geçen sarsıntılara hazır olması gerektiğini vurguluyor.
PİYASALAR TEHLİKE ÇANLARINI ÇALIYOR
Rapor, jeopolitik gerilimler, iklimsel değişiklikler ve teknolojik gelişmelerin bir araya gelerek piyasalarda on yılda bir görülen sıra dışı olayları adeta sıradanlaştırdığını öne sürüyor. Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı, ticaret savaşları, merkez bankalarının altın alımları ve Orta Doğu'daki çatışmalar gibi son yıllarda yaşanan olayların benzeri görülmemiş bir aşırı olay yoğunluğuna yol açtığına dikkat çekiliyor. Citi'ye göre, bu tür olaylar artık geleneksel arz ve talep dengelerini tamamen bozacak boyuta ulaşabilir.
VARİLİ 200 DOLARI GÖREBİLİRİZ: ALTINDA BÜYÜK SÜRPRİZLER YOLDA
Raporda öne çıkan en çarpıcı senaryolardan biri, ABD ve İran arasındaki gerilimin uzun süreli bir arz krizine dönüşmesi. Bu durumun, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte küresel petrol arzında günlük 5 ila 10 milyon varil açık yaratabileceği ve varil fiyatlarını %100 ila %200 arasında artırarak 200 doların üzerine taşıyabileceği hesaplanıyor. Rusya'ya yönelik olası sıkılaştırılmış enerji kısıtlamalarının ise doğal gaz piyasasını ham petrolden daha fazla etkileyeceği öngörülüyor. Altın tarafında ise kısa vadede düşüş riski olsa da, orta ve uzun vadede ons fiyatının 6.000 dolara kadar tırmanabileceği belirtiliyor. Ayrıca, hükümetlerin stratejik maden stoklama yarışına girmesiyle bakır fiyatlarının ton başına 20.000 doları aşabileceği, aşırı El Niño olayının kakao fiyatlarını 10.000 dolara taşıyabileceği ve yapay zeka altyapısının elektrik ile bakır talebini artırarak emtia piyasalarında çift yönlü dalgalanmalara yol açabileceği de raporda yer alan diğer önemli öngörüler arasında.







