• satrroıad dörüm
POLİTİKA
Yayınlanma : 01 Temmuz 2026 14:10
Düzenleme : 01 Temmuz 2026 14:24

CHP’de çıkış yolu: Tüzük, hukuk ve kurultay iradesi

CHP’de çıkış yolu: Tüzük, hukuk ve kurultay iradesi
CHP'de tüzük, hukuk ve kurultay iradesi vurgusu yapıldı. Parti içi tartışmaların ve yönetmelik ihlallerinin partiyi kaosa sürüklediği belirtilerek, çıkış yolunun kurultay iradesine başvurmak olduğu ifade edildi.

PARTİ ANAYASASI VE İŞLEYİŞ KURALLARI

Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) kişisel tasarruflarla, günübirlik kararlarla veya dar kadroların siyasal tercihleriyle yönetilebilecek bir parti olmadığını vurgulayan CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Av. Remzi Kazmaz, partinin köklerinin Cumhuriyet'in kuruluş iradesine, örgütlü mücadeleye, kurultay hukukuna, parti içi demokrasiye ve tüzük düzenine dayandığını belirtti. Kazmaz, CHP açısından tüzük ve yönetmeliklerin sadece teknik metinler olmadığını, tüzüğün partinin anayasası, yönetmeliklerin ise bu anayasanın işleyiş kuralları olduğunu ifade etti. Siyasi bir partide meşruiyetin, güvenin, görev ve yetki sınırlarının, disiplin süreçlerinin ve örgüt iradesinin güvencesinin tüzük ve yönetmelikler olduğunu söyledi.

sempati mobilya

YÖNETMELİK İHLALLERİ VE GÜVEN BUNALIMI

Bugün CHP'de yaşanan temel sorunun, son dönemde alınan birçok kararın parti tüzüğü ve yönetmeliklerle bağdaşmadığı yönündeki ciddi tartışmalardan kaynaklandığını belirten Kazmaz, uygulamaların da seçilmiş organların iradesini zayıflatan, parti içi hukuku tartışmalı hale getiren ve örgüt güvenini sarsan bir noktaya taşındığını dile getirdi. Kazmaz, “mutlak butlan” adı altında yürütülen sürecin kendi özü ve ruhuyla dahi çelişir hale geldiğini, bu kararın sınırları belli olmayan, her alana uygulanabilecek sınırsız bir siyasal araca dönüştürülemeyeceğini vurguladı. Böyle bir yaklaşımın hukuki olmaktan çıkıp parti içi siyasal tasfiye aracına dönüştüğünü savundu. Bir kararın kendi sınırları dışına taşırılarak ilgisiz alanlarda uygulanmaya başlandığında hukuk güvenliğinin ortadan kalktığını belirten Kazmaz, seçilmiş il başkanlarının atanmış yönetimler eliyle görevden alınmaya çalışılmasının bunun en somut örneği olduğunu söyledi. İl başkanlarının atamayla değil, örgütün iradesiyle göreve geldiğini hatırlatan Kazmaz, seçilmiş bir il başkanını tartışmalı bir yetki anlayışıyla görevden almanın, sadece o kişiye değil, onu seçen örgüte de müdahale olduğunu ifade etti.

ÇIKIŞ YOLU: KURULTAY VE ÖRGÜT İRADESİ

Bu anlayışın CHP'yi yönetim kaosuna, yetki tartışmasına ve güven bunalımına sürüklediğini belirten Kazmaz, parti içinde kimin hangi yetkiyle karar aldığı, hangi organın meşru olduğu, hangi işlemin geçerli sayılacağı tartışmalı hale gelirse, bundan zarar görecek olanın sadece kişiler değil, doğrudan partinin kendisi olduğunu vurguladı. Kazmaz, çıkış yolunun tüzük ve yönetmeliklerin eksiksiz uygulanması, seçilmiş organların iradesine saygı gösterilmesi, parti içi demokrasinin yeniden işletilmesi ve örgütün hakemliğine başvurulması olduğunu söyledi. Bu noktada CHP Tüzüğü'nün 48. maddesinin açık ve bağlayıcı olduğunu hatırlatan Kazmaz, yeterli delege imzası toplanmış olağanüstü kurultay talebinin hukuki zemine taşındığını ve mahkemeye başvurulduğunu belirtti. Çağrı heyeti göreve başladığı andan itibaren 45 gün içinde olağanüstü kurultayın toplanmasının, sadece hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda siyasi ve ahlaki bir sorumluluk olduğunu ifade eden Kazmaz, bugün yapılması gerekenin süreci uzatmak, tartışmaları derinleştirmek ya da “ipe un sermek” olmadığını, yapılması gerekenin örgütün iradesine güvenmek ve olağanüstü kurultay yolunu açmak olduğunu dile getirdi. Çünkü CHP'de en büyük hakemin kurultay olduğunu, kurultayın kişisel hesapların değil, örgüt iradesinin tecelli ettiği en yüksek organ olduğunu belirten Kazmaz, bugün yaşanan krizi aşmanın en doğru, en meşru ve en adil yolunun da kurultay iradesine başvurmak olduğunu söyledi. Başka türlü atılacak her adımın, partinin iç hukukunu daha fazla tartışmalı hale getireceğini, her gecikmenin örgüt güvenini zedeleyeceğini ve her hukuka aykırı uygulamanın CHP'nin iktidar yürüyüşüne zarar vereceğini vurguladı. Türkiye'nin ağır bir siyasal, ekonomik ve demokratik krizden geçtiği bir dönemde CHP'nin kendi iç tartışmalarıyla enerjisini tüketme lüksü olmadığını söyleyen Kazmaz, halkın CHP'den umut beklediğini, örgütün açıklık ve adalet beklediğini, üyelerin tüzüğün uygulanmasını ve iradelerine saygı gösterilmesini beklediğini ifade etti. Son olarak Kazmaz, “Bugün yol ayrımındayız. Ya aklı, sağduyuyu, tüzüğü ve örgüt iradesini hâkim kılacağız; ya da CHP’nin tarihsel sorumluluğuna yakışır biçimde kendimize yeni bir yol açacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceği, dar kadroların takdirine bırakılamaz. CHP’nin geleceği, tüzüğün, hukukun, kurultayın ve örgütün ortak iradesiyle belirlenir. Bu nedenle yapılması gereken açıktır: Tüzük derhal uygulanmalı, olağanüstü kurultay süreci geciktirilmeden işletilmeli ve CHP yeniden kendi hukukuna, kendi kurumsal geleneğine ve kendi iktidar yürüyüşüne döndürülmelidir” dedi.