1900'lerin başında demiryolu hatları boyunca toprağı sabitlemek amacıyla Güney Afrika’dan Kaliforniya’ya getirilen Carpobrotus edulis, yani kristal otu ya da buz otu, bölgedeki kıyı ekosistemini tehdit eden bir unsur haline geldi.
YERLİ BİTKİ ÖRTÜSÜNE TEHDİT
Times of India’da yer alan bilgilere göre, hızla yayılan bu sukulent türü, yerli bitki örtüsünü baskılayarak kumulların doğal yapısını bozuyor. Kalın ve üçgen yapılı yeşil yaprakları ile dikkat çeken buz otu, dekoratif görünümüyle tercih edilse de kontrolsüz büyüme hızıyla sorun yaratıyor. PlantRight verilerine göre, tek bir buz otu çalı yapısı her yıl çapını yaklaşık bir metre genişleterek 50 metrelik bir alana yayılabiliyor.
DOĞAL DENGE BOZULUYOR
Sürgünlerinin kendi kendine kök salabilmesi ve meyvelerindeki yüzlerce tohumun hayvanlar aracılığıyla taşınması, bitkiyle mücadele etmeyi zorlaştırıyor. Ecology dergisinde yayımlanan çalışmalar, toprak bozulması, otlatma ve rekabet gibi faktörlerle hızla yayılan bu türün kumul ekosisteminin doğal dengesini değiştirdiğini ortaya koyuyor. Rüzgar ve dalgalarla sürekli hareket etmesi gereken kıyı kumulları, buz otunun oluşturduğu yoğun örtü nedeniyle sabitleniyor. Bu durum, toprağın tuzluluk oranını artırarak yerli türlerin güneş ışığı almasını engelliyor. Ayrıca, bitki kalıntılarının çürümesiyle toprakta organik madde birikimine ve diğer işgalci türlerin yerleşmesine zemin hazırlıyor. Biological Conservation dergisinde yer alan güncel araştırmalar, bitki fiziksel olarak temizlense dahi toprağın kimyasal yapısının uzun süre etkilendiğini ve yerli türlerin bölgeye dönmekte zorlandığını gösteriyor. Gövde parçalarından bile yeniden türeyebilen bu bitkiyle mücadele etmek için yalnızca temizlik yapılmasının yeterli olmadığı; yerli türlerin yeniden dikilmesi ve alanın sürekli gözetim altında tutulması gerektiği vurgulanıyor.








