ÇEVRE
Yayınlanma : 29 Eylül 2025 14:16

Büyük Menderes Havzası'nda Su-Çevre-Ürün Güvenliği Çalıştayı Başladı

Büyük Menderes Havzası'nda Su-Çevre-Ürün Güvenliği Çalıştayı Başladı
Aydın'da düzenlenen "Büyük Menderes Havzası Su-Çevre-Ürün Güvenliği Çalıştayı"nda, havzanın su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir tarım ve çevresel riskler masaya yatırıldı. Vali ve Rektör, suyun yaşam için önemine dikkat çekerek çözüm önerileri sund
Büyük Menderes Havzası'nda Su-Çevre-Ürün Güvenliği Çalıştayı Başladı

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Didim'de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle düzenlenen "Büyük Menderes Havzası Su-Çevre-Ürün Güvenliği Çalıştayı" başladı.

teknik yapı

SU KAYNAKLARININ ÖNEMİ VE RİSKLERİ

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından başlayan protokol konuşmalarında, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Büyük Menderes nehrinin Ege'nin en uzun akarsuyu olduğunu ve toprağa bereket kattığını vurguladı. Tarım Bakanlığı verilerine göre havzada 134 yer üstü su kütlesi bulunmasına rağmen 41'inin yüksek risk altında olduğunu belirten Kent, "Su yalnızca toprak için değil, yaşamın kendisi için vardır. Nüfus artışı, sanayi faaliyetleri ve geniş tarım alanlarında kontrolsüz üretim havzanın yükünü ağırlaştırmıştır. Kirliliği arttırmış, geleceğimizi tehdit eder hale getirmiştir." dedi. Azalan sulak alanlar, kuruyan topraklar ve bozulan biyoçeşitliliğin suyun korunması gerektiğini gösterdiğini ifade eden Kent, kişi başı su tüketiminin azaltılmasına yönelik bilinçlendirme kampanyaları, içme suyu şebekelerindeki kayıp ve izinsiz kullanımların önlenmesi, tarımsal alanlarda doğru sulama ve gübreleme yöntemlerinin yaygınlaştırılması, evsel, kentsel ve endüstriyel atıklara karşı etkin önlemler alınması gerektiğini söyledi.

SORUMLULUK BİLİNCİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Aydın Valisi Yakup Canbolat, çalıştayın somut ve uygulanabilir kalıcı çözümler sunarak bölgeyi ve ülkenin genel kalkınmasına katkı sağlayacağını belirtti. Tatlı su kaynaklarının en yoğun kullanıldığı alanlardan birinin tarım olduğunu ve bu nedenle tarımsal faaliyetlerin verimli ve planlı yürütülmesinin su yönetimi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Birçok ülkenin su kaynaklarının azalmasıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Canbolat, suyun stratejik bir kaynak olduğunu ve mevcut kaynakların korunması ile sürdürülebilir yönetilmesinin önem kazandığını söyledi. Yeraltı sularının izlenememesi ve atık suların arıtılmadan doğaya bırakılmasının çevreyi, balıkçılığı, tarım ve sanayi sektörlerini olumsuz etkilediğini belirten Vali, su yönetiminde sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi, bilimsel verilere dayalı politikalar geliştirilmesi ve altypyatırımlarının artırılması gerektiğini vurguladı. Bireysel ölçekte de su kullanma alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, israfın önlenmesi ve suyun gerçek değerinin kavranması gerektiğini ekledi. Vali Canbolat, Aydın başta olmak üzere Büyük Menderes havzasında açık kanal yerine basınçlı sulama sistemine geçilmesinin suyun daha verimli kullanılması açısından büyük önem arz ettiğini ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla daha az su tüketen ürün çeşitlerine yönelmenin artık bir zorunluluk haline geldiğini dile getirdi. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın uyguladığı tarımsal üretim planlaması ve yeni destekleme modelinin bu noktada büyük önem taşıdığını belirtti.

KURAKLIKLA MÜCADELE VE ÇEVRESEL KİRLİLİK

Vali Canbolat, 2025 yılındaki kuraklık sebebiyle Aydın İl genelinde il kuraklık kriz merkezi kurulduğunu hatırlatarak, 2026 su yılı içinde benzer yağışların devam edeceği tahmin edildiğini ve tüm paydaşlarla birlikte hazırlıkların tamamlanmak üzere olduğunu bildirdi. Aydın'da bugüne kadar sulama amacıyla 7 baraj ve 26 gölet inşa edildiğini, yapımı süren 2 baraj ve 18 göletin tamamlanmasıyla mevcut su depolama kapasitesinin artacağını ve bu yatırımların kuraklıkla mücadelede ve tarımsal sulamanın sürdürülebilirliğinde önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Ancak sadece üretimin değil, çevresel etkilerin de hassasiyetle yönetilmesi gerektiğini belirten Canbolat, havzada bulunan kentsel yerleşimler, sanayi tesisleri ve düzenli depolama alanlarından kaynaklanan noktasal kirlilik ile tarımsal faaliyetlerden ve yüzeysel akıştan kaynaklanan yayılı kirlilik unsurlarının su kalitesi üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti. Tüm kirletici kaynakların belirlenmesi, izlenmesi ve kontrol altına alınması amacıyla kapsamlı analiz ve değerlendirme çalışmaları yürütüldüğünü belirtti. İlimizde kanalizasyon altyapısı bulunan yerleşim alanlardan kaynaklanan atık suların yaklaşık yüzde sekseninin mevcut arıtma tesislerinde arıtılarak alıcı ortama bırakıldığını, geriye kalan yüzde yirmilik kısım için ise projelendirme çalışmalarının tamamlanmış ve yapım süreçlerinin devam ettiğini ekledi. Vali, bu çabalara destek olmak ve üzerlerine düşen sorumlulukları kararlılıkla yerine getirmek durumunda olduklarını vurgulayarak, çalıştaydan hayırlı sonuçlar çıkmasını temenni etti. Konuşmaların ardından Vali Canbolat, çalıştayın oturumlarında görev yapacak akademisyen ve oda başkanlarına teşekkür belgesi verdi. Aranın ardından Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım'ın moderatörlüğünü yaptığı "Büyük Menderes havzasında su kaynakları ve yönetimi" paneli düzenlendi. İki gün sürecek çalıştayda "Büyük Menderes havzasında su kaynakları ve yönetimi, Büyük Menderes havzasında tarımsal üretim ve ürün güvenliği, Büyük menderes havzasında ürün bazlı su yönetimi ve sürdürülebilirlik, Büyük Menderes havzasında çevre ve ekosistem güvenliği, Büyük Menderes havzasında iklim değişikliğinin etkileri, çözüm ve Politika önerileri" başlıklarında 6 farklı oturum gerçekleştirilecek. Çalıştayın açılışına Aydın Valisi Yakup Canbolat, AK Parti ve CHP Aydın Milletvekilleri, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Didim Kaymakamı Mesut Çoban, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, kurum müdürleri, akademisyenler, Aydın'daki oda başkanları ve yöneticileri, ASKİ yöneticileri, İl ve İlçe Tarım Müdürlüğü personelleri, Sivil Toplum kuruluş temsilcileri, muhtarlar ve davetliler katıldı.