Bodrum Otelciler Derneği (BODER), Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı kapsamında uygulanan kriterlerde otelciler derneklerinin rolünün daha açık biçimde tanımlanması çağrısında bulundu.
BODER Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Dengiz, sürdürülebilir turizm kapsamında su ve enerji verimliliği, atıkların azaltılması, doğal yaşamın ve endemik türlerin korunması gibi kriterleri desteklediklerini belirterek, sürdürülebilirlik anlayışının turizmin insan ve kurum boyutunu da kapsaması gerektiğini söyledi.
“Sürdürülebilirlik yalnızca doğayı korumak değildir”
Dengiz, destinasyonların sürdürülebilir turizm anlayışının yalnızca çevresel kriterlerle sınırlı tutulmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Sürdürülebilirlik yalnızca suyu, toprağı, bitkiyi ve hayvanı korumak değildir. Turizmin yükünü taşıyan işletmeleri, çalışanları ve onların örgütlü sesi olan otelciler derneklerini de korumak, güçlendirmek ve karar süreçlerine katmak gerekir.”
Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı’nın A10 – Destinasyonun Katılımı maddesine de dikkat çeken Dengiz, yerel halk, sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlarla birlikte hareket edilmesinin öngörüldüğünü ifade etti.
“Ticaret odası kaydı, sektör derneği üyeliğinin yerine geçmez”
BODER olarak yaptıkları görüşmelerde bazı denetim kuruluşlarının konaklama tesislerine, “Otelciler derneğine üye olmanız gerekmiyor, ticaret odasına kayıtlı olmanız yeterlidir” yönünde bilgi verdiğini tespit ettiklerini aktaran Dengiz, iki yapının farklı işlevlere sahip olduğunu vurguladı.
“Ticaret odasına kayıtlı olmak ile otelciler derneği çatısı altında destinasyon için sorumluluk almak aynı şey değildir. Ticaret odası kaydı ticari faaliyet nedeniyle yerine getirilen yasal bir yükümlülüktür. Dernek üyeliği ise sektörün ortak sorunlarına sahip çıkmak, çözüm üretmek ve destinasyonun geleceği için sorumluluk almaktır.”
“En zor günlerde de sahadayız”
Otelciler derneklerinin yalnızca turizmin iyi dönemlerinde değil, kriz zamanlarında da sorumluluk üstlendiğini belirten Dengiz, deprem, yangın ve su sıkıntısı gibi süreçlerde sektör temsilcilerinin sahada olduğunu söyledi.
Dengiz, “Deprem felaketlerinde imkânlarımızı seferber ettik. Yangınlarda sahaya indik, ihtiyaçların karşılanmasına ve kamu kurumlarıyla koordinasyona destek olduk. Su sıkıntısında çözüm masasında yer aldık. Turizm krize girdiğinde çalışanlarımız, işletmelerimiz ve kentimiz için sorumluluk aldık” ifadelerini kullandı.
“Otelciler dernekleri neden görmezden geliniyor?”
BODER Başkanı Dengiz, sürdürülebilir turizm kriterlerinde doğal kaynakların korunmasına verilen önemin, destinasyonun örgütlü turizm paydaşlarına da gösterilmesi gerektiğini belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Endemik bir bitkiye, doğadaki bir hayvana, suyun her damlasına ve toprağın korunmasına haklı olarak değer veriliyorsa, Türk turizmi için yıllardır mücadele eden otelciler dernekleri neden görmezden geliniyor?”
Güçlü bir destinasyon yönetiminin ancak tüm paydaşların sürece dahil edilmesiyle mümkün olabileceğini ifade eden Dengiz, otelciler derneklerinin sürdürülebilir turizm sisteminin dışında bırakılmaması gerektiğini söyledi.
BODER’den Bakanlık ve TGA’ya 9 maddelik çağrı
Dengiz, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’na (TGA) şu başlıklarda somut adım atılması çağrısında bulundu:
- A10 kriterinin uygulama rehberinde otelciler derneklerinin rolünün açıkça tanımlanması,
- Ticaret odası kaydı ile sektör derneği üyeliğinin birbirinden ayrılması,
- A10 kriterindeki farklı uygulamaların önüne geçilmesi için bağlayıcı bir uygulama genelgesi hazırlanması,
- Konaklama işletmelerinin yerel otelciler dernekleriyle ilişkilerinin belgelenmesi,
- Sadece üyeliğin değil, toplantı, eğitim, ortak proje ve destinasyon çalışmalarına aktif katılımın da değerlendirilmesi,
- Denetim formlarına ölçülebilir paydaş katılım göstergeleri eklenmesi,
- Yerel otelciler derneklerinin denetim süreçlerinde görüşlerinin alınması,
- Derneklerin bildirim ve itirazda bulunabileceği şeffaf bir mekanizma oluşturulması,
- Bakanlık, TGA, yerel yönetimler, denetim kuruluşları ve otelciler derneklerinin katılımıyla destinasyon bazlı koordinasyon toplantıları düzenlenmesi.
“Ayrıcalık değil, tanınma istiyoruz”
Atılmasını istedikleri adımların otelciler derneklerine ayrıcalık sağlamak anlamına gelmediğini belirten Dengiz, taleplerinin temelinde gerçek paydaş katılımının bulunduğunu söyledi.
“Biz ayrıcalık istemiyoruz. Türk turizmi için verdiğimiz emeğin görülmesini ve sektörümüzün örgütlü temsilcilerinin sürdürülebilirlik sisteminin dışında bırakılmamasını istiyoruz.”
Dengiz, sürdürülebilir turizmin yalnızca belgeler ve tesis kriterleri üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Gerçek sürdürülebilirlik; aynı kenti paylaşan otellerin, çalışanların, yerel halkın, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının aynı masa etrafında buluşmasıyla mümkündür. BODER olarak dün olduğu gibi bugün de Bodrum ve Türk turizmi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu mücadelenin sürdürülebilir turizm sisteminin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmesini bekliyoruz.”








