• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 07 Kasım 2026 03:53

Davis: “İnsanlara ölümün olmadığını anlatmalısın”

Davis: “İnsanlara ölümün olmadığını anlatmalısın”
John J. Davis, 1987’de ameliyatta kalbinin durduğu sırada yaşadığını öne sürdüğü deneyiminin ardından ölüm düşüncesinin değiştiğini ve darülaceze gönüllüsü olarak insanlara destek verdiğini söyledi.

1987’de, 21 yaşındaki John J. Davis’in scooter kazasının ardından girdiği ameliyatta kalbi durdu. Yaklaşık 7 dakika boyunca hayata döndürülmeye çalışıldığını doktorlardan öğrendiğini söyleyen Davis, anestezinin kolunda ilerlediğini hatırladığı son anın ardından kendisini beyaz mermerli, büyük yapılar ve kalabalık alanların bulunduğu bir yerde gördüğünü ileri sürdü.

Farklı alanları gezdiğini anlattı

Davis, Allan adını verdiği ruhsal rehberin kendisine eşlik ettiğini ve yeni gelenlerin karşılandığı bir merkeze götürdüğünü söyledi. Burada yaşamını tamamlayanların karşılandığını, yaşlı bir adamın kısa sürede genç bir görünüme kavuştuğunu ve kalabalık tarafından sevgiyle karşılandığını anlattı. Geçmiş yaşamların izlenebildiği bir alanı, ruhların yeni yaşamları için hedef belirlediği bir bölümü ve farklı gezegenlerin gösterildiği bir planetaryumu da gördüğünü iddia etti. Başka yaşamlarında farklı coğrafyalarda ve mesleklerde bulunduğunun kendisine gösterildiğini belirtti. Davis, gezdiği yerler arasında büyük bir kütüphane ile tarihî bir şatonun da bulunduğunu aktardı. Kütüphanede savaş görüntülerini izleyen bir kadınla karşılaştığını, rehberinin bunların kurgu değil gerçek tarihî olaylar olduğunu söylediğini anlattı. Şatoda ise geçmişte yaşamış hükümdarların portrelerini ve yaşam öykülerini incelediğini ifade etti.

Deneyiminden sonra gönüllü çalıştı

Davis’in anlatımına göre Allan’dan ayrıldıktan sonra bir çayırda beyaz ve altın renkli giysiler giyen bir adamla karşılaştı. Yüzündeki yoğun ışık nedeniyle adamın görünüşünü seçemediğini, ancak onun İsa olduğunu bildiğini öne sürdü. Davis, bu kişinin kendisine “İnsanlara ölümün olmadığını anlatmalısın” dediğini ve hemen ardından ameliyat odasında gözlerini açtığını anlattı. Doktorların kalbinin durduğunu ve yaklaşık 7 dakika boyunca onu hayata döndürmeye çalıştıklarını söylediğini aktaran Davis, yaşadıklarını annesine anlattıktan sonra Raymond Moody’nin Life After Life adlı kitabını okuduğunu belirtti. Deneyiminin ölüme yakın deneyim olarak tanımlandığını o sırada fark ettiğini söyledi. Sonrasında yaklaşık iki ay ağır depresyon yaşadığını ve yeniden o dünyaya dönmek istediğini anlattı. Daha sonra deneyimini paylaşması gerektiğine inanan Davis, yaşamının ilerleyen dönemlerinde darülaceze hizmetlerinde gönüllü çalışarak hayatının son dönemindeki insanlara yaşadıklarını aktardı. Kimsenin yalnız ölmediğini, hayatını kaybedenlerin öteki tarafta yakınları tarafından karşılandığını düşündüğünü söyledi. Başarıyı mal varlığıyla değil, kişinin başkalarına yardımı, karakteri ve çevresinde bıraktığı izlerle değerlendirdiğini belirtti. Davis, Tanrı’yı koşulsuz sevgi olarak tanımladı ve öteki tarafta dinlerin kesin çizgilerle ayrılmadığını düşündüğünü ifade etti. İnsanların yaşamlarını değerlendirirken davranışlarının başkaları üzerindeki etkilerini gördüğünü, bu nedenle sonsuz bir cezalandırma yerinin bulunmadığını öne sürdü. Aradan onlarca yıl geçmesine rağmen deneyimini ayrıntılarıyla hatırladığını, özel bir yetenek kazandığını düşünmediğini ve yanında getirdiği en önemli şeyin güçlü hafızası olduğunu söyledi.