SAĞLIK
Yayınlanma : 28 Ağustos 2025 08:49

Benmerkezcilik, Depresyon ve Kaygı Riskini Artırıyor: Araştırma Sonuçları Endişe Verici

Benmerkezcilik, Depresyon ve Kaygı Riskini Artırıyor: Araştırma Sonuçları Endişe Verici
ABD ve İngiltere'deki araştırmalar, benmerkezci düşüncenin depresyon ve kaygı riskini artırdığını gösteriyor. İngiltere'de her beş kişiden biri bu sorunlardan muzdarip ve pandemi sonrası bu sayı alarm verici şekilde yükseliyor.
Benmerkezcilik, Depresyon ve Kaygı Riskini Artırıyor: Araştırma Sonuçları Endişe Verici

Columbia Üniversitesi araştırmacıları, 1.000 kişinin beyin aktivitelerini inceleyen bir araştırmada, kendine odaklı bireylerde depresyon ve kaygı riskini ortaya koydu. Araştırma, benmerkezci düşünce eğiliminin ruh sağlığı sorunlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu gösterdi. Kendileri hakkında daha çok düşünen kişilerin depresyon ve kaygıya daha yatkın olduğu belirlendi.

teknik yapı

BEYİN AKTİVİTESİ VE DEPRESYON

Araştırmada, bireylerin zihinsel boşluk anlarında bile hızla kendileriyle ilgili düşüncelere yöneldikleri ve bu sırada beynin belirli bölgelerinde elektriksel aktivitenin arttığı tespit edildi. Bilişsel sinirbilim uzmanı Prof. Meghan Meyer, JNeurosci dergisinde yayımlanan makalesinde, bu sinirsel imzanın depresyon veya anksiyete başlangıcını tahmin edip edemeyeceğinin araştırıldığını ve müdahale edilebilirse sorunların gelişiminin engellenebileceğini belirtti. Uzmanlar, gelecekte bu bulgulara dayalı olarak depresyon ve kaygının önlenmesine yönelik yeni tedaviler geliştirilebileceğini umuyor.

İNGİLTERE'DE RUH SAĞLIĞI SORUNLARI

İngiltere'de ise bazı psikiyatristler, toplumda artan 'normal yaşam streslerinin' ruhsal hastalıklarla karıştırıldığına dikkat çekiyor. Psikiyatrist Dr. Sameer Jauhar, insanların kendi bildirdiği semptomlarla tıbbi kriterler arasında büyük bir fark olduğunu vurgulayarak, klinik depresyonun sadece düşük ruh hali olmadığını, motor hareketlerde yavaşlama, konsantrasyon ve hafıza sorunları gibi etkileri de içerdiğini ifade etti. İngiltere'de her beş kişiden birinin depresyon veya kaygı bozukluğu yaşadığı, 1,3 milyondan fazla kişinin bu sorunlar nedeniyle işsiz kaldığı ve bu sayının 2019'dan bu yana yüzde 40 arttığı belirtiliyor. Pandemi sonrası ruhsal hastalıklar nedeniyle yardım arayanların sayısı ise pandemi öncesine göre beşte iki oranında artarak 4 milyona yaklaştı. Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) verilerine göre, İngiltere'de çocukların yaklaşık dörtte biri artık 'muhtemel ruhsal bozukluk' tanımına giriyor; pandemi öncesinde bu oran beşte birdi. Uzmanlar, pandemi ve karantina dönemlerinin çocukların sosyal ve duygusal gelişiminde ciddi gerilemelere yol açabileceğini ve bunun ilerleyen yıllarda kalıcı ruh sağlığı sorunlarına neden olabileceğini belirtiyor.