Geçtiğimiz yılın coşkulu rallisini bu yıla taşıyan bakır piyasası, küresel ekonomiyi sarsan belirsizliklere rağmen yükselişini sürdürüyor. Orta Doğu'daki gerilimin küresel aktiviteyi tehdit etmesiyle bakır fiyatlarında kısa süreli dalgalanmalar yaşansa da, tedarik sıkıntıları ve güçlü talep, emtianın değerini yeniden zirveye taşıdı.
YENİLENEBİLİR ENERJİ TALEBİ BAKIRA YARADI
Petrol tedarikindeki aksamalar, yenilenebilir enerji kaynaklarına olan ilgiyi adeta patlattı. Bu durum, rüzgar türbinleri ve güneş panelleri gibi temiz enerji ekipmanlarının üretiminde kritik rol oynayan bakıra olan talebi beklenenin üzerine çıkardı. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndaki sıkıntılar nedeniyle kükürt tedarikinin sekteye uğraması da bakır fiyatlarının rekor kırmasında önemli bir etken oldu. Özellikle Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi önemli bakır üreticilerinin, cevher ayrıştırma için ihtiyaç duydukları sülfürik asit üretiminde bu kükürde bağımlı olması, arzı daha da daralttı.
ARZ KISITLAMALARI VE ÇİN'İN GÜÇLÜ TALEBİ FİYATLARI UÇURDU
Dünyanın en büyük bakır üreticilerinden Şili'deki üretim düşüşleri, arz-talep dengesini talep lehine çevirerek fiyatları destekleyen bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Çin'den gelen güçlü ithalat rakamları da bakır talebinin ne kadar sağlam kaldığının bir göstergesi. ABD merkezli Freeport şirketinin Endonezya'daki devasa Grasberg madeninde yaşanan üretim sorunları nedeniyle bakır üretiminin 2027'ye kadar tam kapasiteye ulaşamayacağı haberleri ise arz endişelerini daha da körükledi. Tüm bu gelişmelerle birlikte, Orta Doğu'daki savaşın ardından mart ayında yüzde 6'lık bir düşüş yaşayan bakırın libresi, kayıplarını hızla telafi etti. Nisan ayında yüzde 6'lık bir artış gösteren bakır, mayıs ayında da yükselişini sürdürerek 13 Mayıs'ta 6,67 dolarla tarihi bir zirveye ulaştı. Yılbaşından bu yana yatırımcısına yüzde 11 kazandıran bakır, piyasaların gözdesi olmaya devam ediyor.








