Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin Avrupa için bir seçenek değil, 'içine düştüğü kuyuya uzanan güvenli halat' olduğunu vurguladı. NATO Ankara Zirvesi, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ve küresel siyasetteki rolümüz gibi kritik konulara değinen Bahçeli, Ankara'nın artık küresel bir merkez haline geldiğini belirtti.

TÜRKİYE, YENİ DÖNEMİN KURUCU AKTÖRÜ
Bahçeli, NATO'nun 70 yılı aşan geçmişinin muhasebesinin yapıldığı zirvede, Türkiye'nin sadece jeostratejik konumuyla değil, tarihi birikimi, devlet tecrübesi ve milli kudretiyle yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri haline geldiğini söyledi. Hakiki müttefikliğin hakkaniyet, samimiyet ve dayanışma üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, Türkiye'nin sahadaki fedakarlığını kabul edip savunma kabiliyetini siyasi hesapların konusu yapmanın akıl karı olmadığını ifade etti. Yerli ve milli savunma sanayiindeki yükselişin, geçmişte maruz kalınan ambargoların bir sonucu olduğunu ve Türkiye'nin kendi göbeğini kesmekten başka yol bulamadığını dile getirdi.
AVRUPA'NIN YOL AYRIMINDA TÜRKİYE GERÇEĞİ
Avrupa Birliği ile ilişkiler konusunda ise Bahçeli, Türkiye'nin 'Avrupa'nın bekleme salonu' olmadığını, stratejik kararların alındığı masalarda hak ettiği ağırlıkla bulunması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin AB müzakere sürecinin karşılıklı saygı, egemen eşitlik ve hakkaniyet temelinde ilerlemesi gerektiğini belirten Bahçeli, Avrupa'nın Türkiye'yi geçici ihtiyaçlar doğrultusunda hatırlanan bir ülke gibi görme alışkanlığından vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Türkiye'nin Avrupa güvenlik mekanizmalarındaki rolünü Ege Denizi'ndeki ihtilaflara bağlayan açıklamalarını ise 'son derece vahim' olarak nitelendirdi. Bahçeli, Türkiye'nin Avrupa için vazgeçilmez bir stratejik gerçeklik olduğunu ve bu gerçeği kabul edenlerin kazanacağını, görmezden gelenlerin ise er ya da geç dağılacağını ifade etti.
15 TEMMUZ, BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİNİN SON HALKASI
15 Temmuz darbe girişimi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, bu hain gecenin Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin son halkalarından biri olduğunu belirtti. 15 Temmuz'un, Sevr'i kabul ettiremeyenlerin farklı yöntemlerle aynı hedefe ulaşma arayışı olduğunu ve FETÖ'nün bu karanlık hesabın yalnızca taşeronu ve maşası olduğunu söyledi. FETÖ tehdidinin tamamen ortadan kalktığı yanılgısına düşülmemesi gerektiğini, ihanetin yöntem değiştirse de sona ermediğini vurguladı. Devlet hafızasının diri tutulmasının ve kurumsal tedbirlerin tavizsiz sürdürülmesinin hayati önemde olduğunu sözlerine ekledi.







