• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 02 Eylül 2026 15:25

Avustralya'da kaktüs istilası biyolojik mücadeleyle aşıldı

Avustralya'da kaktüs istilası biyolojik mücadeleyle aşıldı
Avustralya'da 25 milyon hektarı kaplayan Frenk inciri kaktüsü istilası, 1926'da başlatılan Cactoblastis cactorum güvesiyle yapılan biyolojik mücadele sayesinde kontrol altına alındı.

Avustralya, 19. yüzyıldan bu yana tarım arazilerini tehdit eden devasa bir kaktüs istilasıyla karşı karşıya kaldı. Meksika kökenli Frenk inciri (Opuntia) türü, kısa sürede milyonlarca hektarlık alanı kaplayarak felaketin eşiğine getirdi. Ancak, 1926 yılında başlatılan yenilikçi bir biyolojik mücadele programı sayesinde bu tehdit kontrol altına alındı.

Kaktüsün yayılışı ve etkileri

18. yüzyılın sonlarında Avustralya'ya getirilen Frenk inciri, özellikle 1840'lardan itibaren çiftçiler tarafından canlı çit ve hayvan yemi amacıyla yaygın olarak dikildi. Bu durum, bitkinin kontrolsüz bir şekilde yayılmasına yol açtı. 19. yüzyılın başlarında yılda ortalama 404.686 hektarlık bir hızla yayılan kaktüs, 1925'e gelindiğinde Queensland ve Yeni Güney Galler eyaletlerinde toplam 25 milyon hektarlık alanı istila etmişti. Bu durum, birçok çiftliğin terk edilmesine ve arazilerin ekonomik değerinin düşmesine neden oldu.

Biyolojik mücadeleyle zafer

Elle temizleme, kökünden sökme, biçme ve kimyasal yöntemler gibi geleneksel mücadele yolları, kesilen kaktüs gövdelerinin yeniden kök salması nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı. 1912'de başlayan araştırmalar sonucunda, Güney Amerika kökenli Cactoblastis cactorum adlı güve türünün kaktüs dokularını yok etmede en etkili olduğu belirlendi. Güve larvalarının kaktüsün iç kısımlarını yiyerek bitkiyi kuruttuğu tespit edildi. Arjantin'den getirilen yumurtalarla başlayan mücadele, 1926'dan itibaren saha salımlarıyla hız kazandı. Kısa sürede milyarlarca yumurta dağıtıldı ve 1933'e gelindiğinde istilaya uğramış arazilerin büyük bir kısmı tarım ve hayvancılığa geri kazandırıldı. Bu başarı anısına Dalby ve Boonarga bölgelerine anıtlar dikildi. Günümüzde kaktüs hala düşük yoğunlukta varlığını sürdürse de, biyolojik mücadele sayesinde büyük bir tehdit olmaktan çıktı.