• satrroıad dörüm
DÜNYA
Yayınlanma : 23 Temmuz 2026 22:02

Avrupa yanıyor, çiftçiler çaresiz: Milyonlarca hektar tarla kavruldu

Avrupa yanıyor, çiftçiler çaresiz: Milyonlarca hektar tarla kavruldu
Avrupa, tarihindeki en sıcak yazı yaşarken milyonlarca hektar tarım arazisi kuraklıktan etkilendi. Bilim insanları, küresel ısınmanın bu felaketi tetiklediğini ve tarımsal üretimin yanı sıra su ve gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirtiyor

Dünya, tarihindeki en sıcak yazı yaşarken, Avrupa'da benzersiz bir kuraklık çiftçilerin canını yakıyor. World Weather Attribution (WWA) konsorsiyumunun yaptığı analizler, milyonlarca hektar tarım arazisinin bu yıkıcı kuraklık karşısında yok olduğunu ortaya koyuyor. Rekor kıran sıcaklık dalgaları, sadece nehirleri ve gölleri kurutmakla kalmıyor, aynı zamanda toprak ve bitkilerdeki suyu hızla buharlaştırarak tarımsal üretimi durma noktasına getiriyor.

TARIMSAL ÜRETİMDE BÜYÜK KAYIPLAR

Avrupa genelinde durum vahim. İspanya ve Fransa'da çıkan orman yangınlarının yanı sıra, kıta genelinde yaklaşık 9 milyon ton tahıl kaybı bekleniyor. Fransa'da son 50 yılın en kötü mısır hasadı öngörülürken, Romanya'da 1 milyon hektardan fazla tarım arazisindeki ürünler tamamen kaybedildi. Bu felaket, iklim değişikliğinin somut bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Bilim insanları, küresel ısınma nedeniyle bu tür aşırı kuraklık koşullarının Batı Avrupa'da 80 kat, Doğu Avrupa'da ise 40 kat daha olası hale geldiğini belirtiyor. Fosil yakıt kirliliğinin ise toprak kuruluğu seviyelerini Batı Avrupa'da 5 kat, Doğu Avrupa'da ise 11 kat daha olası kıldığı vurgulanıyor. İlginç bir şekilde, Batı Avrupa'da ıslak geçen kış mevsimine rağmen yüksek sıcaklıklar ana faktör haline gelmiş durumda. İklim krizi öncesinde 'orta' düzeyde sınıflandırılacak olan mevcut kuraklık, günümüzde 'aşırı' seviyelere ulaşmış durumda.

SU SIKINTISI VE EKONOMİK DARBE

Kuraklığın etkileri sadece tarımsal üretimle sınırlı kalmıyor. Birçok Avrupa ülkesi su kullanımında acil durum kısıtlamalarına giderken, İngiltere'nin güneyinde hortumla sulama yasağı uygulamasına başlandı. Su seviyesi düşen nehirler, hidroelektrik üretimini sekteye uğratırken, yük gemilerinin geçişini de kısıtladı. Hollanda'daki Ren Nehri'nin su seviyesi, 1976 yazındaki minimum düzeyin altına geriledi. ETH Zürih'ten Dr. Dominik Schumacher, atmosferin artan sıcaklıkla birlikte su emme kapasitesinin yükseldiğini ve bu durumun ilkbaharda toprakların hızla kuruduğunu ifade ediyor. 2026 yılındaki kuraklığın 2022'ye kıyasla iki ay daha erken başladığına dikkat çeken Schumacher, ıslak başlayan ve ardından aşırı kurak seyreden havanın yangın riskini daha da artırdığını vurguluyor. Imperial College London'dan Dr. Mariam Zachariah ise mevcut tablonun 1,4 derecelik ısınmada yaşandığını, küresel sıcaklıkların 2,8 dereceye yükselmesi halinde bu tür şiddetli buharlaşma koşullarının oluşma ihtimalinin iki katına çıkabileceğini belirtiyor. BM İklim Başkanı Simon Stiell, bu vahim tablo karşısında kömür, petrol ve gaz kullanımının acilen durdurulması ve yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması çağrısında bulunuyor. WWA'nın analizleri, insan kaynaklı iklim değişiminin 2026 kuraklığını şiddetlendirdiğini kesin olarak kanıtlıyor. Avrupa tarihindeki en kötü sıcak dalgası olarak kayıtlara geçen bu olay, iklim krizi olmaksızın gerçekleşmesi imkansız bir durum olarak değerlendiriliyor. Yüksek sıcaklıklar nedeniyle Avrupa genelinde yaklaşık 20 bin kişinin hayatını kaybettiği tahmin edilirken, yalnızca İngiltere'de kayıp çalışma saatlerinin ekonomiye maliyetinin 1 milyar sterlini aştığı hesaplanıyor. İngiltere Enerji ve İklim İstihbarat Birimi'nden Tom Lancaster ile Ulusal Kuraklık Grubu Başkanı Helen Wakeham da mevcut durumun su ve gıda güvenliğini doğrudan tehdit ettiğine dikkat çekerek acil önlem çağrısı yapıyor.