Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 103 yıl önce Lozan Anlaşması ile kökünü kazıdığı kapitülasyonlar, Suudi Arabistan ile yapılan son enerji anlaşmasıyla yeniden gündeme geldi. AKP iktidarının, petrol zengini Suudilere sunduğu bedelsiz arazi tahsisi, vergi muafiyetleri ve 30 yıllık fiyat garantisi gibi devasa tavizler, anlaşmayı adeta '2026 model kapitülasyon' olarak nitelendirilmesine yol açtı. Özellikle sahte oy kriziyle tartışma yaratan güneş enerjisi santrali (GES) anlaşması, ülkenin kaynaklarının ne denli cömertçe paylaşıldığını gözler önüne seriyor.

SUUDİLERE 30 YILLIK ENERJİ GARANTİSİ
Türkiye'de binlerce enerji şirketi bulunmasına ve ülkenin güneş enerjisi potansiyeli Suudi Arabistan'ın iki katı olmasına rağmen, Sivas ve Karaman'daki devasa güneş enerjisi santrallerinin inşasını yerli şirketler yerine Suudiler üstlenecek. Yaklaşık 2 milyar dolarlık bir yatırımla 2028'de faaliyete geçmesi planlanan bu santraller, 2058 yılında kamuya devredilecek. Bu süreçte Suudi Arabistan'a Sivas ve Karaman'da bedelsiz arazi tahsis edilecek olması dikkat çekiyor. Üstelik, üretilen elektriğin 30 yıl boyunca Euro bazlı fiyat garantisiyle kamuya satılacak olması, anlaşmanın finansal boyutunu daha da ilginç kılıyor. Anlaşmazlık durumlarında Türk yargısının değil, Londra tahkiminin geçerli olacağı belirtiliyor. Bu santrallerde üretilecek elektriğin ilk 5 yıl için megavat başına 47.5 Euro, sonraki 25 yıl için ise Sivas'ta 23.41 Euro, Karaman'da 19.95 Euro olarak fiyatlandırılacağı bilgisi paylaşıldı. TBMM'de yasalaşan bu anlaşmaya yönelik İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, "Bunun arkasında swap anlaşmaları mı, yoksa başka para akışları mı var, öğreneceğiz" diyerek şüphelerini dile getirdi. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise, "Ülke kaynakları kapitülasyon gibi Suudilere veriliyor" tepkisini gösterirken, Enerji Uzmanı Önder Algedik de anlaşmanın Suudi Arabistan'ın Türkiye'deki "her şeye çökmesini" sağlayabileceği uyarısında bulundu. Bu enerji anlaşması, şubat ayında imzalanmış ve bu hafta TBMM'de yasalaşmıştı.







