• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 07 Ağustos 2026 06:18

Arı kovanı sandılar, meğer devasa jeolojik harikaymış!

Arı kovanı sandılar, meğer devasa jeolojik harikaymış!
Batı Avustralya'daki Bungle Bungle Sıradağları, arı kovanı benzeri görünümüyle dikkat çekiyor. Demir oksitli kumtaşı ve siyanobakterilerin oluşturduğu bu jeolojik harika, milyonlarca yıllık aşınma sonucu ortaya çıkmış.

Batı Avustralya'nın ücra köşesinde, uzaktan bakıldığında devasa arı kovanlarını andıran bir manzara göz kamaştırıyor. Turuncu ve siyah şeritleriyle dikkat çeken bu kaya kubbelerinin sırrı ise bilim insanları tarafından çözüldü.

Arı kovanı sandılar, meğer devasa jeolojik harikaymış! 1

DOĞANIN SANATI: KIZIL VE SİYAHIN BULUŞMASI

Uzmanlara göre, kayaların göz alıcı turuncu rengi, bünyesinde demir oksit barındıran kumtaşından kaynaklanıyor. Koyu renkli yatay şeritler ise kayaların yüzeyinde yaşayan ve biyolojik bir tabaka oluşturan siyanobakterilerin eseri. Bu siyanobakteri tabakası, aynı zamanda bu eşsiz yapıları dış etkenlere karşı koruyucu bir kalkan görevi görüyor.

MİLYONLARCA YILLIK BİR MUCİZE: BUNGLE BUNGLE SIRADAĞLARI

Bungle Bungle Sıradağları'nı oluşturan kumtaşı tabakalarının temeli yüz milyonlarca yıl öncesine dayanıyor. Ancak günümüzde hayranlık uyandıran o kubbeli yapılar, yaklaşık 20 milyon yıl süren yoğun bir aşınma sürecinin, yani rüzgar, yağmur ve sıcaklık değişimlerinin bir sonucu olarak ortaya çıkmış. Bazı kaya kuleleri, çevreleyen düzlüklerden tam 250 metreye varan yüksekliklere ulaşarak ziyaretçileri büyülüyor. Araştırmacılar, bu jeolojik oluşumu, kumtaşı üzerinde gelişmiş koni biçimli karst yapılarının dünyadaki en nadir ve en iyi örneklerinden biri olarak kabul ediyor. Bu bölge, jeolojik süreçlerin işleyişini anlamak açısından bilim dünyası için paha biçilmez bir kaynak niteliği taşıyor. Purnululu Ulusal Parkı, Batı Avustralya'nın en ulaşılması zor bölgelerinden birinde yer alması sebebiyle uzun yıllar boyunca keşfedilmeyi beklemiş. Ancak 1980'lerde havadan yapılan keşifler sayesinde uluslararası alanda tanınmaya başlamış ve 2003 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiş. Günümüzde ise hem dar kanyonları, hem mevsimsel şelaleleri hem de o meşhur çizgili kaya kubbelerini görmek isteyen binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.