• satrroıad dörüm
  • ceylan hafriyat
EKONOMİ
Yayınlanma : 02 Kasım 2026 15:26

Altında 18 yılın en kötü ekimi: Bankalar ikiye bölündü

Altında 18 yılın en kötü ekimi: Bankalar ikiye bölündü
Altın, Ekim ayında 2008'den bu yana en sert düşüşünü yaşarken, küresel bankalar ikiye bölündü. Bazı analistler tepki yükselişi beklerken, diğerleri satış baskısının süreceğini öngörüyor.

Altın piyasası, son dönemdeki sert değer kayıplarının ardından küresel finans devlerinin yeni analizleriyle hareketlendi. Ons altının cuma günü 3.875 dolara kadar inerek önemli destek seviyelerini kırması, spekülatif pozisyonların hızla kapatılmasına neden oldu. Ancak jeopolitik gerilimler ve teknik göstergeler, değerli metalde toparlanma beklentilerini canlı tutuyor.

Altında 18 yılın en kötü ekimi: Bankalar ikiye bölündü 1

Standart Chartered'dan tepki beklentisi

Uluslararası bankacılık kuruluşu Standard Chartered, piyasanın teknik olarak "aşırı satım" bölgesine girdiğini belirtti. Banka analistlerine göre, kısa vadeli teknik göstergelerdeki bu durumun fiyatlarda hızlı bir yükselişi tetikleyebileceği ve ons altının 4.240 dolara kadar çıkabileceği öngörülüyor. Standard Chartered, jeopolitik risklerin de altını desteklemeye devam edeceğini vurguladı.

Altında 18 yılın en kötü ekimi: Bankalar ikiye bölündü 2

Saxo Bank: Ekim ayı 2008'den beri en kötüsü

Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen, altının ekim ayında yaşadığı yüzde 12,7'lik düşüşle 2008'den bu yana en kötü aylık kapanışını yaptığını belirtti. Hansen, 3.970 dolarlık destek seviyesinin kırılmasının ve Ekim 2025 vadeli kontratların 3.886 doların altında kapanmasının teknik görünümü zayıflattığını söyledi. Momentum kaybının satış baskısını artırdığını ve maliyetinin üzerinde alım yapan yatırımcıların zararda olması nedeniyle pozisyonların tasfiye edilebileceği uyarısında bulundu.

Spekülatif piyasalarda negatif seyir

Saxo Bank raporuna göre, hedge fonları dokuz hafta üst üste net satıcı konumunda kalarak net uzun pozisyonlarını 107 bin kontrata düşürdü. Altın ETF'lerinden geçen hafta 6 tonluk net çıkış yaşandı. Teknoloji ve yapay zeka hisselerindeki satışlar nedeniyle yatırımcıların nakit ihtiyacını karşılamak için altın sattığı, altın-gümüş oranının ise 79'a yükselerek değerli metallerdeki genel zayıflığı teyit ettiği belirtildi. Yükselen enerji fiyatları ve olası askeri adımların enflasyon endişelerini artırdığı, bunun da merkez bankalarının para politikasını sıkı tutabileceği beklentisini doğurarak altın üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi. Ancak hisse senetlerindeki düşüşün derinleşmesi halinde piyasaların yeniden faiz indirimlerine odaklanabileceği değerlendirmesi yapıldı. Bankaların analizleri, altının kısa vadede teknik satışlar ve jeopolitik tepki alımları arasında sıkışıp kaldığını gösteriyor. Ole Hansen, yüksek kamu borçları, mali sürdürülebilirlik endişeleri ve doların küresel rezerv sistemindeki zayıflaması gibi uzun vadeli olumlu senaryoların geçerliliğini koruduğunu, ancak mevcut durumda kısa vadeli baskıların daha etkili olduğunu vurguladı.