Avrasya bozkırlarının korkulan savaşçıları İskitler, geride bıraktıkları devasa sırlar perdesini aralayan yeni bir genetik araştırmayla mercek altına alındı. Science Advances dergisinde yayımlanan çalışma, göçebe savaşçıların dünyasında zenginlik ve gücün, sanılandan çok daha organize bir şekilde ve kan bağıyla aktarıldığını genetik olarak ilk kez kanıtladı.

'ALTIN ADAM' DA Kİ GİZEM AYDINLANDI
Bu çığır açıcı keşfin merkezinde, 1969'da Kazakistan'da bulunan ve mezarından binlerce altın eşya çıkan efsanevi 'Altın Adam' bulunuyor. Yıllardır cinsiyeti tartışma konusu olan bu görkemli mezarın sahibinin, gelişmiş DNA analizleri sonucunda genetik olarak bir erkek olduğu ve İskitlerin güney kolu Saka topluluğuna ait olduğu ortaya çıktı.

HANEDANLIK SİSTEMİNE İLK KANITLAR
Araştırmanın en çarpıcı bulgusu ise İskit elitleri arasındaki akrabalık bağlarının haritalanması oldu. Yüzlerce kilometre mesafedeki farklı mezarlıklardaki soyluların DNA'larını inceleyen bilim insanları, bu kişilerin akraba olduğunu tespit etti. Bu durum, göçebe topluluklarda gücün sadece savaşçı yeteneklere değil, tam bir 'hanedanlık' sistemine dayandığına işaret ediyor. Hatta 1 yaşındaki bir bebeğin bile görkemli bir törenle gömülmesi, İskitlerde statünün miras kalan bir hak olduğunu gösteriyor.
KADIN SOYLULAR DA GÜÇ SAHİBİYDİ
Genetik analizler, İskit toplumundaki kadınların rolüne dair de önemli detaylar sundu. İncelenen soylu mezarlarının yarısına yakını kadınlara aitti. 'Urdzhar Prensesi' olarak anılan kadınlar, sadece zenginliği değil, şamanik rolleri ve ruhani liderliği de ellerinde tutuyordu. Bronz Çağı'nda görülmeyen bu keskin sınıfsal tabakalaşmanın ve hanedanlık yapısının Demir Çağı'nda neden ortaya çıktığı ise arkeolojinin bir sonraki büyük sorusu olacak.







