EKONOMİ
Yayınlanma : 25 Nisan 2026 23:37
Düzenleme : 25 Nisan 2026 23:40

Akbelen’den Grev Çadırına Dayanışma: “Bu Sadece Bir İş Bırakma Değil, Onur Mücadelesi”

Akbelen’den Grev Çadırına Dayanışma: “Bu Sadece Bir İş Bırakma Değil, Onur Mücadelesi”

Bodrum’da faaliyet gösteren Hapimag Sea Garden otelde iş bırakan turizm emekçilerinin kurduğu grev çadırı, ikinci gününde de dayanışma ziyaretleriyle doldu. Farklı kesimlerden gelen destekler, eylemin yalnızca bir iş yeriyle sınırlı olmadığını; daha geniş bir hak ve mücadele zemini taşıdığını ortaya koydu.

teknik yapı

 

Akbelen direnişiyle kamuoyunun yakından tanıdığı İkizköy’den gelen heyet, grev alanındaki en dikkat çekici ziyaretlerden birini gerçekleştirdi. İkizköy Muhtarı Nejla Işık, beraberinde Aytaç Yakar ve Ayişe Günay ile birlikte grevdeki işçilere köylerinden getirdikleri sembolik hediyeleri sundu. Heyete Umut Kocagöz de eşlik etti.

 

Köylüler, doğanın ve üretimin simgesi olarak topladıkları kır çiçeklerini işçilere verirken, bu jestin birlikte yaşamın ve dayanışmanın ifadesi olduğunu vurguladı. Aytaç Yakar’ın yıllar öncesinden sakladığı zeytinleri paylaşması ise direnişin sürekliliğine gönderme yaptı. Ayişe Günay’ın zeytin dallarını sunarken dile getirdiği sözler, grev alanında duygusal anlara sahne oldu.

 

Sendika cephesinden yapılan açıklamalarda ise verilen desteğin moral ve kararlılığı artırdığı belirtildi. İş yeri temsilcisi Ersin Sancaklı, Akbelen mücadelesinin ruhunun grev alanına taşındığını ifade ederek, “Bu dayanışma bize güç veriyor. Ama karşımızda hâlâ duyarsız bir tutum var” dedi. Sancaklı, sendikalaşmanın anayasal bir hak olduğunu hatırlatarak mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

 

Grev alanına bir diğer destek de DİSK Devrimci Emekliler Sendikası üyelerinden geldi. Şube Başkanı İbrahim Uzun, emek mücadelesinin ortak bir zeminde büyüdüğünü belirterek, “Bu sadece bir iş yeri meselesi değil, Bodrum’un meselesidir” ifadelerini kullandı.

 

TOLEYİS İletişim Büro Başkanı Kenan Karabulut ise Bodrum’dan gördükleri desteğin beklentilerinin ötesinde olduğunu dile getirerek, kentin emek, doğa ve adalet değerleriyle öne çıktığını söyledi. Karabulut, işverenin “her şey normal” açıklamasına da tepki göstererek, yaşanan sürecin görmezden gelinemeyeceğini vurguladı.

 

Dayanışma ziyaretine katılan yurttaşlardan Nuray Çelen de grev alanındaki düzen ve hassasiyete dikkat çekerek, emekçilerin yaşadıkları çevreye gösterdiği özenin, doğaya yönelik tahribatla çelişen bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.

 

Grev çadırında yükselen ortak mesaj ise netti: Bu mücadele yalnızca ücret ya da çalışma koşullarıyla sınırlı değil; emek, doğa ve yaşam hakkı için verilen daha geniş bir dayanışmanın parçası.