DÜNYA
Yayınlanma : 26 Nisan 2026 14:48

ABD nükleer santraline 20 yıl daha onay: 550 bin hanenin enerji kalbi güvende

ABD nükleer santraline 20 yıl daha onay: 550 bin hanenin enerji kalbi güvende
ABD, Robinson Nükleer Santrali'nin işletme lisansını 20 yıl daha uzatarak 570 bin hanenin enerji ihtiyacını güvence altına aldı. 1.7 milyar dolarlık modernizasyonla ömrü uzayan santral, bölge ekonomisine de önemli katkı sağlıyor.

Amerika Birleşik Devletleri, enerji arz güvenliğini pekiştirmek ve artan talebi karşılamak adına kritik bir nükleer yatırım kararı aldı. ABD Nükleer Düzenleme Komisyonu (NRC), Duke Energy'ye ait 759 megavat kapasiteli Robinson Nükleer Santrali'nin işletme lisansını 20 yıl daha uzatarak, tesisin faaliyet süresini 2050 yılına kadar genişletti.

teknik yapı

ENERJİ ARZ GÜVENLİĞİ GÜVENCE ALTINDA

Güney Karolina'da yer alan ve yaklaşık 570 bin hanenin elektrik ihtiyacını tek başına karşılayan bu santral, bölgenin enerji tedarikinde kilit rol oynamaya devam edecek. Duke Energy, bu uzun vadeli operasyonel süreç için tesisin altyapısını modernize etme amacıyla 1,7 milyar dolarlık kapsamlı bir ekipman yenileme projesini başarıyla tamamladı.

YEREL EKONOMİYE VE İSTİHDAMA KATKI

Duke Energy'nin nükleer enerjiden sorumlu başkanı Steven Capps, mevcut varlıkların ömrünü uzatmanın tüketiciler için hem düşük maliyetli hem de kesintisiz elektrik anlamına geldiğini vurguladı. Bu kararın, bölgedeki istihdamı güçlendirdiği ve enerji bağımsızlığını pekiştirdiği belirtildi. Yaklaşık 500 kişiye doğrudan istihdam sağlayan santral, yerel ekonomiye her yıl 28 milyon dolarlık vergi katkısı sunarak bölgesel kalkınmada da önemli bir paya sahip. 1970'te faaliyete geçen ve Güneydoğu Amerika'nın ilk ticari nükleer tesislerinden biri olan Robinson Santrali, bu kararla ikinci kez ömür uzatma onayı almış oldu. Duke Energy, nükleer santral filosundaki tüm üniteler için benzer 20 yıllık yenileme sözleşmeleri talep ederek enerji portföyünü daha da istikrarlı hale getirmeyi amaçlıyor. Mevcut tesisleri korumanın, yeni santral inşa etmekten çok daha ekonomik bir çözüm olduğu da ifade ediliyor.