İzmir'de yaşayan 76 yaşındaki ayakkabı ustası Harun Yüksektepe, 16 yaşında başladığı mesleğini tam 60 yıldır sürdürüyor. Gelişen teknolojiye ve hızlı tüketim kültürüne karşı direnen usta, el emeğiyle unutulmaya yüz tutmuş zanaatın son temsilcilerinden biri olarak tezgahının başında.

EL EMEĞİ VE HATIRALAR BİR ARADA
Harun Yüksektepe, modern makineler yerine deriyle bütünleşmiş el aletleri, kösele ve çekiç kullanarak çalışıyor. Fabrikasyon üretimin yaygınlaştığı ve "at-al" kültürünün hakim olduğu günümüzde, usta Yüksektepe ayakkabıları tamir ederek yeniden kullanıma kazandırıyor. Kendisi için dükkanının sadece bir iş yeri değil, bir hafıza olduğunu belirten Yüksektepe, "Biz sadece deri dikmiyoruz, biz hatıraları yaşatıyoruz. Eskiden ayakkabı kıymetliydi, insan emeği kutsaldı. Şimdikiler bir yeri sökülünce çöpe atıyor," diyerek eski döneme duyduğu özlemi dile getiriyor.

ZANAATIN GELECEĞİ TEHLİKEDE
Usta Yüksektepe, mesleğin geleceği konusunda derin endişeler taşıyor. Fabrikasyon üretimin yaygınlaşması, artan malzeme maliyetleri ve yeni neslin bedensel emek gerektiren işlere ilgi göstermemesi nedeniyle çırak bulmakta zorlandığını belirtiyor. Ucuz ve kalitesiz malzemelerden üretilen ayakkabıların tamir edilmek yerine yenisiyle değiştirilmesinin zanaatı olumsuz etkilediğini vurgulayan Yüksektepe, kendisinden sonra dükkanın kapanacak olmasının hüznünü yaşıyor.

USTANIN TEK KORKUSU
Mesleğin son demlerinde olduğunu ifade eden Harun Yüksektepe, "Bu eller 60 yıl boyunca helal lokma kazandı. Yoruldum mu? Evet. Ama o ayakkabı bittiğinde sahibinin yüzündeki memnuniyeti görmek, tüm yorgunluğumu alıyor. Tek korkum, benden sonra bu çekicin sesinin susması," diyerek zanaatına olan bağlılığını ve vedalaşmanın hüznünü dile getiriyor.







