Nisan 1984’teki STS-41-C görevi sırasında 3300 arı ve 1 kraliçe arı, Challenger uzay mekiğiyle yörüngeye gönderildi. Deneyin amacı, arıların yerçekimsiz ortamda nasıl davrandığını ve Dünya’daki faaliyetlerini sürdürebilip sürdüremeyeceğini araştırmaktı.
İlk günlerde zorluk yaşadılar
Arılar, uzaya ulaştıklarında ağırlıksız ortama uyum sağlamakta güçlük çekti. Yönlerini ayırt edemeyen bu böcekler, içinde bulundukları konteynerin duvarlarına sık sık çarptı. Ancak zamanla bu durum değişti ve arılar yeni koşullarda hareket etmeye başladılar.
Uzayda petek inşası
Yaklaşık bir hafta sonra arılar, 200 santimetrekarelik alana ulaşan petekler inşa etti. Uzayda oluşturulan peteklerin hücre eğimleri Dünya’dakilerden farklıydı, fakat hücrelerin şekli ve derinliği değişmedi. Arılar, bu petekleri erzak depolamak amacıyla da kullandılar. Deney sırasında, ağırlıksız ortamın arıların sosyal organizasyonunu etkilemediği gözlemlendi. Arılar, birlikte çalışarak bulundukları konteynerin havalandırılmasını sağlamak için ortak hareket etti. Kraliçe arı, uzayda 35 yumurta bıraktı, ancak bu yumurtalardan yeni bir arı çıkmadı. Bilim insanları, deney sonunda arıların yerçekimsiz ortama hızlıca uyum sağladığını ve davranışlarının yalnızca Dünya’nın yerçekimine bağlı doğuştan gelen tepkilerden oluşmadığını belirtti.








