MS 79 yılında Vezüv Yanardağı'nın dehşet verici patlamasıyla küller altında kalan Pompeii ve Herculaneum kentleri, aradan geçen iki bin yıla rağmen sırlarını saklamaya devam ediyordu. Özellikle Herculaneum'daki muazzam bir villada bulunan, ancak fiziksel olarak dokunulduğu anda toz olup dökülen kömürleşmiş parşömenler, adeta bir zaman kapsülüydü.

Sanal Kazı: Yapay Zeka ve Bilimden Ortak Akıl
Ancak günümüz teknolojisi, bu imkansız görünen görevi başardı. 'Vezüv Meydan Okuması' adlı uluslararası bir girişim, yapay zeka ve ileri X-ray görüntüleme tekniklerini bir araya getirerek, iki antik parşömeni sanal ortamda açmayı ve içlerindeki metni okumayı mümkün kıldı. Kentucky Üniversitesi'nden bilgisayar bilimci Brent Seales ve ekibi, güçlü bir parçacık hızlandırıcı kullanarak parşömenleri fiziksel bütünlüğünü bozmadan adeta röntgenledi. Yapay zeka ise, katmanların ardında gizlenen mürekkep izlerini titizlikle tespit etti.

Tarihin Kayıp Sayfaları Yeniden Canlandı
Bu olağanüstü keşif sayesinde, daha önce 1980'lerde okunamaz denilen PHerc. 1667 adlı parşömenden 1,5 metre uzunluğunda kesintisiz Yunanca metin gün yüzüne çıkarıldı. PHerc. 172 adlı başka bir parşömenden ise 70'ten fazla sütunluk metin kurtarıldı. Papirüs uzmanlarının ilk incelemeleri, bu metinlerin MÖ 2. veya 3. yüzyıla ait olduğunu ve insan davranışı ile etik üzerine odaklanan bir Stoacı felsefe incelemesi olduğunu gösteriyor. Özellikle, erken Stoacı düşüncenin önemli isimlerinden Chrysippus'un yeğeni Aristocreon'un adının geçmesi, bu keşfi insanlık tarihinin en değerli kaynaklarından biri haline getiriyor. Aynı araştırma kapsamında, Epikürcü filozof Philodemus'un 'Tanrılar Üzerine' adlı eserinin bilinmeyen 8. cildine de ulaşıldı. Herculaneum kütüphanesinde hâlâ açılmayı bekleyen 600'den fazla el yazmasıyla, yapay zeka ve arkeolojinin bu ortaklığı gelecekte de tarihin karanlıkta kalmış sayfalarını aydınlatmaya devam edecek.







