Filipinler'in Palawan bölgesinde yer alan Coron Adası yakınlarındaki bir ada, İngiliz teknoloji girişimcisi Dan Thomson tarafından 2025 yılında hayata geçirilecek yenilikçi bir projeye ev sahipliği yapacak. Yapay zeka şirketi Sensay'in kurucusu ve CEO'su olan Thomson, adayı Sensay Island olarak isimlendirerek, yapay zeka destekli yönetimin pratik uygulamalarını test etmeyi amaçlıyor. Bu proje, Filipinler'den bağımsız bir devlet statüsünde olmayacak, ancak deneysel bir "mikro ulus" olarak tanımlanıyor.
Yönetimde 17 yapay zeka modeli yer alacak
Planlanan yönetim konseyi, Mahatma Gandhi, Nelson Mandela, Eleanor Roosevelt, Sun Tzu ve Marcus Aurelius gibi ilham verici tarihi figürlerden esinlenen 17 farklı yapay zeka modelinden oluşacak. Bu dijital modeller, ilgili kişilerin yazılı ve sözlü mirası temel alınarak oluşturulacak. Sistemin işleyişi, farklı perspektiflere sahip yapay zeka üyelerinin çeşitli konuları tartışarak politika oluşturma süreçlerine katkıda bulunması üzerine kurulu olacak.
Dijital sakinlik programına yoğun ilgi
Projeye gösterilen ilginin büyük bir kısmı, adada fiziksel olarak yaşamayı düşünenlerden ziyade, Dan Thomson ve Sensay ekibinin başlattığı dijital sakinlik programına katılmak isteyenlerden geliyor. Yaklaşık 12 bin kişinin çevrimiçi oturum için başvuruda bulunduğu bildirilirken, bu program aracılığıyla dünyanın farklı yerlerindeki bireylerin projeye dijital olarak entegre edilmesi hedefleniyor. Adada şu anda yalnızca bir kişi sürekli ikamet ediyor ve gelecekte ziyaretçiler ile potansiyel sakinler için 30 villa inşa edilmesi planlanıyor.
İnsan denetimi de sağlanacak
Yapay zekanın yönetimde merkezi bir rol üstlenmesi, sistemin tamamen kontrolsüz bırakılacağı anlamına gelmiyor. Projede, dokuz kişiden oluşacak bir "İnsan Müdahale Meclisi" (Human Override Assembly) yer alacak. Bu kurul, yapay zeka konseyinin aldığı kararları gerektiğinde durdurma yetkisine sahip olacak. Bu sayede, özellikle kritik konularda insan denetiminin sürdürülmesi amaçlanıyor. Sensay Island'ın mevcut durumu, gerçek bir devlet statüsünde bulunmadığı ve dijital oturum programının Filipinler vatandaşlığı veya resmi ikamet hakkı sağlamadığı belirtiliyor. Dan Thomson'ın bu girişimi, yapay zekanın yalnızca bir danışmanlık aracı olmaktan çıkıp yönetim kararlarının merkezine yerleştirildiği bir sistemin nasıl işleyebileceğini gösteren özgün bir deney olarak dikkat çekiyor.








