27 Ağustos sabahı saat 05.20 sularında meydana gelen olayda, müzeye ait 10 kiloluk tarihi hazine, güvenlik güçleri olay yerine ulaşmadan sadece dört dakika içinde çalındı. İlk bulgular, olayın profesyonel bir ekip tarafından önceden planlandığını gösteriyor.

Dikkat dağıtma taktiği mi?
Hırsızların, müzenin alarmı çalmadan dört dakika önce yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki bir spor kompleksinin alarmını devreye soktuğu belirlendi. Güvenlik güçlerinin bu ilk alarm üzerine bölgeye yönelmesi, hırsızlara zaman kazandırmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bu durumun, soyguncular tarafından bilinçli bir dikkat dağıtma taktiği olarak kullanıldığı düşünülüyor.
Güçlü güvenlik önlemleri aşıldı
Hırsızlar, müzenin ana girişinden girmeyi başaramayınca, binanın yan tarafındaki pencerelerden birini kullanarak içeri girdi. Müzenin hazine bölümünde hareket, ısı ve sarsıntı sensörleri, güvenlik kameraları ve güçlendirilmiş vitrinler gibi üst düzey önlemlerin bulunmasına rağmen, yaklaşık MÖ 1000 yılına ait olduğu düşünülen Villena Hazinesi'nin büyük bir kısmı çalındı. Altından yapılmış bilezikler, kaseler ve süs eşyalarından oluşan hazinenin toplam ağırlığı 10 kilogram civarında.
Paha biçilemez eserler kayıp
Soyguncuların götürdüğü eserlerin yalnızca değerli metallerinin değerinin 1,5 milyon euroyu aşabileceği tahmin edilirken, bu tarihi ve arkeolojik parçaların paha biçilemez olduğu vurgulanıyor. 1963 yılında bir dere yatağında bulunan ve 3 bin yıldan fazla süre toprağın altında kalan hazinenin, müzeye girdikten sonra sadece dört dakikada çalınması olayı daha da dikkat çekici hale getirdi. İspanyol güvenlik güçleri, kamera kayıtları ve olay yerindeki deliller ışığında birden fazla şüpheli ve kaçış aracı üzerinde yoğunlaşarak soruşturmayı sürdürüyor.







