Kütahya çiniciliği yeniden mimariyle buluşmalı: Usta sanatın altın çağını hatırlatıyor

  • 4 / 1 Kütahya çiniciliği yeniden mimariyle buluşmalı: Usta sanatın altın çağını hatırlatıyor 0

    Kütahyalı duayen çini ustası Mehmet Koçer, Kütahya çiniciliğinin tarihsel serüvenine ışık tutarak, sanatın zirveye ulaştığı dönemin mimari projelerle olan sıkı bağından örnekler verdi. Günümüzde üretim kalitesinin ulaştığı yüksek seviyeye rağmen, çiniciliğin ekonomik ve sanatsal olarak hak ettiği konumu yeniden kazanabilmesi için mimariyle güçlü bir entegrasyonun şart olduğunu vurgulayan Koçer, bu sanatın yeniden altın çağını yaşayabileceğine inanıyor.

  • 4 / 2 Kütahya çiniciliği yeniden mimariyle buluşmalı: Usta sanatın altın çağını hatırlatıyor 1

    Koçer, Kütahya çiniciliğinin köklerinin 1800'lü yılların sonlarına dayandığını ve saray mücellidi Hayri Efendi'nin Kütahya'da bir çini atölyesi kurmasıyla bu sanatın filizlendiğini aktardı. Genç yaşta Hafız Mehmet Emin Efendi'nin, Hayri Efendi'nin dikkatini çekmesi ve onun yanında çiniciliği öğrenmeye başlaması, sanatın geleceği için önemli bir dönüm noktası olmuş. Hayri Efendi'nin İstanbul'a dönmesinin ardından atölyeyi Hafız Mehmet Emin Efendi'ye devretmesiyle, sanatçı tek fırın ve az sayıda çalışanla üretime devam etmiş.

  • 4 / 3 Kütahya çiniciliği yeniden mimariyle buluşmalı: Usta sanatın altın çağını hatırlatıyor 2

    1900'lü yılların başındaki Birinci Ulusal Mimarlık Akımı'nın Kütahya çiniciliği için bir devrim niteliği taşıdığını belirten Koçer, neoklasik anlayışla yapılan kamu yapılarında ve anıtsal eserlerde çini kullanımının yaygınlaşmasıyla siparişlerin arttığını söyledi. Bu yoğun talep, Hafız Mehmet Emin Efendi'nin atölyesinde fırın sayısının ve çalışan sayısının (dönem dönem 500'e kadar çıktığı belirtiliyor) artmasına yol açmış. Hatta siparişlerin yetişmesi için dönemin Ermeni ve Rum ustalarından da fason işler alındığı biliniyor. İstanbul'daki vapur iskeleleri gibi pek çok kamu binasında Kütahya çinilerinin kullanıldığı, bu bilgilerin araştırmacı Dr. Cahit Yılmaz'ın çalışmalarında yer aldığı da ifade edildi.

  • 4 / 4 Kütahya çiniciliği yeniden mimariyle buluşmalı: Usta sanatın altın çağını hatırlatıyor 3

    Koçer, günümüzde teknik kalitenin üst düzeyde olmasına rağmen, çiniciliğin mimari alandaki kullanımının aynı ilerlemeyi gösteremediğine dikkat çekerek, kamu binalarının ve kamusal alanların çini kullanımında öncü olması gerektiğini savundu. Şehirde ilk andan itibaren çininin görülebilmesi için meydanlarda, kültür merkezlerinde ve sosyal alanlarda nitelikli çini uygulamalarına yer verilmesi gerektiğini belirten Koçer, bu durumun özel sektörde de çini kullanımını teşvik edeceğini ve Kütahya'nın 'Çininin Başkenti' unvanını hak edeceğini düşünüyor. Mimari yapılarda çini kullanımının hem estetik hem de ekonomik açıdan büyük fayda sağlayacağını, üreticiler ve sanatçılar için yeni iş kapıları açacağını ekledi. Kütahya'nın sahip olduğu tarihi mirası geleceğe taşıyabilmesi için çiniciliğin mimari kimliğin ayrılmaz bir parçası olarak görülmesi gerektiğini vurgulayan Koçer, Dumlupınar Üniversitesi'nde kurulacak çini araştırma ve geliştirme merkezinin geleneksel tekniklerin yanı sıra çağdaş mimariye uygun yeni çözümler ve tasarımlar geliştirmesiyle çiniciliğin geleceğinin güvence altına alınabileceğini sözlerine ekledi.