Hawaii takımadalarının bir parçası olan ve dış dünyadan tamamen izole edilmiş Niihau adası, 1864 yılından bu yana süregelen sıkı izolasyonunun ardından ilk kez kontrollü ziyaretlere açıldı. 70 ila 130 arasında yerli sakinin yaşadığı ve modern teknolojiden uzak bir yaşam süren bu gizemli ada, uzun bir aradan sonra dış dünyaya 'merhaba' diyor.
ADA NASIL VE NEDEN İZOLE EDİLDİ?
Niihau, 1864'te İskoç Sinclair ailesi tarafından Kral V. Kamehameha'dan satın alındığında, adanın geleneksel yaşam tarzının korunması şart koşulmuştu. Kurucunun torunu Aubrey Robinson'ın 1915'te aldığı radikal bir kararla yabancıların adaya girişi tamamen yasaklandı. Bu yasak, adayı yaklaşık bir asırdan fazla süre boyunca dünyanın en ulaşılmaz yerlerinden biri haline getirdi. Sadece ada sakinleri, aile üyeleri ve hükümet yetkilileri adaya girebiliyordu.
İZOLASYON ALTINDA SÜRDÜRÜLEN YAŞAM
Günlük yaşamda halen Hawaii dilinin konuşulduğu Niihau'da sakinler, internet, cep telefonu, şebeke suyu veya asfalt yol gibi modern imkanlar olmadan hayatını sürdürüyor. Adada ulaşım at sırtında veya bisikletlerle sağlanırken, çamaşırlar derelerde yıkanıyor ve evler gaz lambalarıyla aydınlatılıyor. Katı kuralların uygulandığı adada, uyuşturucu kullanımı kesinlikle yasak ve ihlal edenler derhal adadan sınır dışı ediliyor.
TURİSTLER İÇİN UYGULANAN KATI KURALLAR
Ada mülkiyetini elinde bulunduran aile, komşu Kauai adasından kalkan helikopterlerle sınırlı sayıda tur düzenlenmesine izin vermeye başladı. Bu sıkı denetimli turlarda ziyaretçiler, el değmemiş koylarda yaklaşık üç saat geçirebiliyor, yüzebiliyor ve şnorkelle dalış yapabiliyor. Ancak ada sakinlerinin huzurunu ve yaşam düzenini bozmamak adına gecelemeye, köylere girmeye veya ada sakinleriyle doğrudan temas kurmaya kesinlikle izin verilmiyor.








