EĞİTİM
Yayınlanma : 08 Ağustos 2025 20:53

YKS Tercihleri: Son Dakika Stresini Yenmenin Yolları

YKS Tercihleri: Son Dakika Stresini Yenmenin Yolları
YKS tercih döneminin son günlerinde öğrenciler büyük stres yaşıyor.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih döneminin son günlerine yaklaşırken, öğrencilerin yaşadığı stres ve zaman baskısı uzmanları endişelendiriyor. 1 Ağustos’ta başlayan ve 13 Ağustos’a kadar sürecek olan tercih sürecinde, aceleci kararların risklerine dikkat çekiliyor.

teknik yapı

YANLIŞ KARARLARDAN KAÇININ

İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Uzman Klinik Psikolog ve Tercih Danışmanı Beyza Nalan Alçin, tercih sürecinin bireyin kendini en iyi şekilde ifade edebileceği bir alanı seçme yolculuğu olduğunu belirtiyor. Alçin, son dakikaya bırakılan tercihlerin yanlış kararlara yol açabileceğini, sağlıklı bir tercih için yeterli zaman ayrılmasının önemini vurguluyor. Zaman baskısının öğrencileri düşünülmemiş tercihlere yönlendirdiğine dikkat çeken Alçin, sistem yoğunluğu ve teknik aksaklıkların da süreci riske atabileceğini belirtiyor. Bu sürecin planlı ve sakin bir şekilde yönetilmesi gerektiğini ekliyor.

BİREYSEL ÖZELLİKLERE UYGUN KARARLAR

Alçin, öğrencilerin stresli hissetmelerinin doğal olduğunu, ancak sakin bir ortam sağlamaları ve plan yapmaları gerektiğini söylüyor. Yapılacakları kâğıda yazmanın, hangi bölümleri düşündüklerini ve hangi şehirlerde okumak istediklerini not etmenin rahatlatıcı olduğunu ve daha planlı hareket etmeyi sağladığını belirtiyor. Bilinçli tercihin, öğrencinin ilgi alanlarını, güçlü yönlerini, değerlerini ve hedeflerini tanımasıyla mümkün olduğunu, sadece sıralamaya ya da çevreden gelen baskılara göre değil, bireyin kendi yaşam yolculuğuna uygun bir karar vermesinin esas olduğunu vurguluyor. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nin “İGÜ Koçun Olsun” projesiyle öğrencilere ücretsiz koçluk hizmeti sunduklarını ve uzman psikologlarla bireysel görüşmeler gerçekleştirdiklerini de aktarıyor.

AİLE DESTEĞİ VE DENGELİ TERCİH LİSTESİ

Ailelere de önemli bir rol düştüğünü belirten Alçin, çocuklarını yönlendirmek yerine rehberlik etmelerinin daha sağlıklı olduğunu, kendi hayallerini çocuğa yansıtmak yerine çocuğun hayalini anlamaya çalışan bir yaklaşımın genç bireyin karar verme becerisini güçlendirdiğini ifade ediyor. Dışarıdan gelen yorumların öğrencilerin kararlarını etkilememesi gerektiğini, gençlerin başkalarının beklentileriyle kendi isteklerini ayırt etmeyi öğrenmeleri gerektiğini vurguluyor. Tercih listesinin sadece “en iyi” değil, “en uygun” programları da içermesi gerektiğini, ideal hedeflerle birlikte yerleşme ihtimali yüksek olan bölümlerin dengeli biçimde listede yer alması gerektiğini belirtiyor. ÖSYM’nin yayımladığı tercih kılavuzunun dikkatle incelenmesi ve yeni açılan veya kapanan kontenjanların dikkate alınması gerektiğini, açıkta kalmak istemeyen öğrencilerin listelerinin sonlarına “garanti tercih” olarak adlandırılan programlar da eklemeleri gerektiğini belirtiyor. Profesyonel destek alınmasını öneriyor. Tercih sonrası pişmanlığın, genellikle kişinin kendini yeterince tanımadan ya da dışsal baskılara göre tercih yapmasından kaynaklandığını belirterek, “Unutulmamalıdır ki sonuç ne olursa olsun, bu sizin kararınız olacak. Yanlış bile olsa düzeltme şansınız her zaman var. Önemli olan, kendi yolculuğunuza güvenmeniz” diyor.