• satrroıad dörüm
YAŞAM
Yayınlanma : 12 Temmuz 2026 10:13

Unutulmuş bir zanaat, emekli bir eğitimcinin ellerinde yeniden can buluyor: İzmir'den gelecek nesillere miras

Unutulmuş bir zanaat, emekli bir eğitimcinin ellerinde yeniden can buluyor: İzmir'den gelecek nesillere miras
Emekli okul müdürü Erdoğdu Özcan, 1988'den beri kızılcık ağacından el yapımı bastonlar üreterek unutulmaya yüz tutmuş ata zanaatını yaşatıyor. Tarihi ve kültürel derinliği olan bu sanatı gelecek nesillere aktarmak için çabalayan Özcan, genç
Unutulmuş bir zanaat, emekli bir eğitimcinin ellerinde yeniden can buluyor: İzmir'den gelecek nesillere miras

İzmir'in Güzelbahçe ilçesi, 54 yılını eğitime adamış emekli okul müdürü Erdoğdu Özcan'ın tutkusuyla unutulmaya yüz tutmuş bir zanaata ev sahipliği yapıyor. 1988 yılından bu yana, kızılcık ağacından özenle işlediği el yapımı bastonlarla ata yadigarı bu sanatı gelecek nesillere aktarma gayretinde olan Özcan, bu değerli mirası yaşatmak için var gücüyle çalışıyor.

Unutulmuş bir zanaat, emekli bir eğitimcinin ellerinde yeniden can buluyor: İzmir\

Bir Bastonun Tarihçesi: Asaletten Kökenine

Erdoğdu Özcan'ın baston yapımına olan ilgisi, Devrek'te okul müdürlüğü yaptığı dönemde başlamış. Dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in Devrek ziyaretine hazırlanan 'yılanlı baston' ise ahşap işlemeciliğine olan ilgisini daha da alevlendirmiş. Özcan, bu sanatı artık İzmir'de, Güzelbahçe Kültür Sanatları Fikir Derneği çatısı altında sürdürüyor. Kendisi için bastonun sadece bir yürüme aracı olmadığını, aynı zamanda derin bir tarihsel ve kültürel anlam taşıdığını belirtiyor. "Osmanlı'da II. Mahmut ile başlayan bir asalet göstergesidir bu," diyen Özcan, bastonun kökenlerinin çok daha eskilere, Urartular dönemine kadar uzandığını, Van bölgesinde bulunan 2 bin 700 yıllık kızılcık ağacı bastonun bu fikri güçlendirdiğini ifade ediyor. Bu bulgu, "Acaba bastonun ana vatanı Türkiye miydi?" sorusunu akıllara getiriyor.

Unutulmuş bir zanaat, emekli bir eğitimcinin ellerinde yeniden can buluyor: İzmir\

Kızılcık Ağacının Sırrı ve Gençliğin İlgisizliği

Baston yapımında özellikle Karadeniz Bölgesi'nden temin ettiği kızılcık ağacını tercih eden Özcan, bu ağacın özelliklerini şöyle anlatıyor: "Çeçil peynirini çektiğinizde nasıl lif lif ayrılır ve kopmazsa, kızılcık ağacı da öyledir. Liflidir, esnektir, asla kırılmaz." İzmir'de bu özel ağacı bulmakta zorlandığı için Karadeniz'den getirttiğini ve kuruttuğunu ekliyor. Manda boynuzu temin edemediği durumlarda ise baston uçlarına mecburen lastik takmak zorunda kaldığını da belirtiyor. Ancak Özcan'ın en büyük üzüntüsü, geleneksel mesleklerin yaşatılması konusunda genç neslin gösterdiği ilgisizlik. "Gençler sergime gelip 'Amca çok güzel olmuş' deyip gidiyor. Merak eden, sormak isteyen yok. Oysa ben bu kültürü geçmişten geleceğe taşımaya çalışıyorum," diyerek bu duruma dikkat çekiyor.

Unutulmuş bir zanaat, emekli bir eğitimcinin ellerinde yeniden can buluyor: İzmir\

Zanaatın Umut Işığı: Cezaevlerinden Yeni Projelere

Erdoğdu Özcan'ın hayat hikayesi sadece zanaatla sınırlı kalmamış. Geçmişte görev yaptığı bölgede, kaymakam ve cumhuriyet savcısı ile yürüttüğü bir proje kapsamında ağır cezası olmayan mahkumlara baston yapımını öğretmiş. Mahkumların hem para kazanmalarını hem de bir zanaat öğrenmelerini sağlayan bu deneyimin, hayatındaki en unutulmaz anılardan biri olduğunu vurguluyor. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplum Kuruluşları Genel Müdürlüğü'nün açtığı bir yarışmada destek alan Özcan, "Mendil: Geçmişten Bugüne Enerji" adlı yeni bir proje için de bakanlık onayını bekliyor. Yanında Ömer isimli genç bir çırağına da mesleği öğreten Özcan, bu şekilde de olsa zanaatın geleceğe taşınması konusundaki umudunu koruyor. Vefat eden kayınpederine hediye ettiği ve eşi tarafından kendisine iade edilen el yapımı baston ise manevi değeriyle satılmayacak bir hazine niteliği taşıyor.