• ceylan hafriyat
DÜNYA
Yayınlanma : 18 Eylül 2026 02:30

UC-30 denizaltısındaki patlayıcılar denize sızıyor

UC-30 denizaltısındaki patlayıcılar denize sızıyor
UC-30 denizaltısındaki patlayıcıların denize sızması, çevresindeki deniz canlılarını etkiliyor. Araştırmalar, kirliliğin boyutunu ve tehlikelerini ortaya koyuyor.

Birinci Dünya Savaşı sırasında batan UC-30 denizaltısında 18 deniz mayını ve 6 torpido bulunmaktaydı. Uzun yıllar tuzlu suyun altında kalan bu mühimmatın metal parçaları paslanıp bozulurken, bazı mayınların içindeki patlayıcılar deniz suyuyla temas etmeye başladı. Yeni yapılan araştırmalar, bu durumun yalnızca batıkla sınırlı kalmayıp çevresindeki deniz canlılarını da etkilediğini ortaya koydu.

UC-30 denizaltısındaki patlayıcılar denize sızıyor 1

Deniz canlıları üzerinde olumsuz etkiler

Araştırmacılar, batığın çevresindeki kirliliği belirlemek için Danimarka Donanması’na bağlı dalgıçlarla iş birliği yaptı. Ekip, denizaltının çevresinden su ve dip tortusu örnekleri alırken, bölgede yaşayan denizyıldızları ve midyeleri de inceledi. Temiz bir ortamda yetiştirilen mavi midyeler, UC-30’un yer aldığı üç farklı savaş batığının yanına yerleştirildi. Midyeler, en az 11 hafta boyunca burada tutulduktan sonra laboratuvar ortamında vücutlarındaki patlayıcı maddeleri incelemek üzere götürüldü.

Kirliliğin boyutu ve tehlikeleri

UC-30’un çevresindeki suda tespit edilen TNT miktarı litre başına 72,6 nanograma kadar yükselirken, TNT’nin parçalanmasıyla oluşan diğer kimyasallar da bulundu. UC-30 yakınında incelenen 59 midyenin 56’sında TNT veya onun bileşenlerinin izlerine rastlandı. Midyelerde yalnızca kimyasal kalıntılar değil, aynı zamanda hücresel stres ve metabolik bozulma belirtileri de gözlemlendi. Araştırmacılar, paslanan mühimmatın çevreye yayılan maddelerin deniz canlıları üzerinde doğrudan etkisi olduğunu vurgulamaktadır. UC-30, İrlanda açıklarında görev yaparken motor arızası yaşamış ve Danimarka kıyılarına kadar ulaşabilmişti. Ancak Rømø açıklarında bir İngiliz mayınına çarparak battı ve içindeki 27 mürettebat hayatını kaybetti. Batığın yeri uzun süre bilinmemekteydi, ta ki Danimarkalı dalgıç Gert Normann Andersen tarafından yaklaşık bir asır sonra bulunana kadar. Bugün, UC-30’daki mühimmatı giderek aşınması nedeniyle ortaya çıkan kirlilik tehlikesi söz konusudur. Araştırmalar, bu batıkların takip edilmesinin denize ne kadar patlayıcı madde karıştığının belirlenmesi açısından son derece önemli hale geldiğini göstermektedir.