Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı’nda, enflasyonla mücadelenin toplumun önceliği olduğu ifade edildi. Toplantıda, para ve maliye politikalarının tek başına yeterli olmadığı ve enflasyonun ‘sosyal adalet’ anlayışını zayıflattığı vurgulandı.
ENFLASYONUN ETKİLERİ
TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, yüksek enflasyonun sadece fiyat artışlarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda güven, ücretlerin alım gücü, yatırım iştahı ve sosyal adalet duygusunu da etkilediğini belirtti. Diren, dezenflasyondan taviz verilmemesi gerektiğini ve para ile maliye politikalarının uyumunun yanı sıra beklentilerin doğru yönetilmesi gerektiğini kaydetti. Fiyat istikrarı için verimlilik artışının da önemli olduğunu dile getirdi.
KURALLI PİYASA DÜZENİ
Diren, dezenflasyon hedefinin ihracat ve sanayi dönüşümünü destekleyen tamamlayıcı araçlarla güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Reel sektörün yalnızca finansmana değil, kamu kuruluşlarının yol gösterici rolüne de ihtiyacı olduğunu vurguladı. Seçici, veriye dayalı ve performans odaklı bir sanayi dönüşüm yaklaşımı öneren Diren, bu süreçte ortak akılla hareket edilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye’nin önemli fırsatlara sahip olduğunu ve bu fırsatların kalıcı başarıya dönüşmesi için enflasyonla mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini de ekledi. TÜSİAD YİK Başkanı Ömer Aras, ekonomik büyümenin tek başına yeterli olmadığını ve büyümenin kalkınma yaratıp yaratmadığının da önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin yeni kalkınma hikayesinin daha yüksek verimlilik ve dayanıklı bir ekonomi üzerine inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Aras, ortak bir ekonomik yön duygusuna ihtiyaç duyulduğunu da sözlerine ekledi. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ise, Hürmüz Boğazı ile ilgili gelişmelerin enerji piyasalarında ciddi çalkantılara neden olduğunu belirtti.








