Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayımlanan son veriler, Türkiye'nin sosyal refah açısından Avrupa kıtasındaki en acı tabloyu sergilediğini ortaya koydu. Türkiye, yoksulluk ve sosyal dışlanma riski oranında Avrupa genelinde birinci sıraya yerleşerek, bu alanda da 'liderlik' koltuğuna oturdu. TÜRK-İŞ'in açıkladığı 34 bin 587 TL'lik yeni açlık sınırı rakamı ise, ülkedeki yoksulluğun boyutunu adeta "mutfaktaki yangın" olarak teyit etti.
Yoksulluk ve Dışlanma Riski Zirvede
Eurostat'ın güncel verilerine göre, Türkiye'de yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşayanların sayısı tam 25 milyona ulaştı. Bu durum, ülke genelindeki risk oranının %34,4 gibi ürkütücü bir seviyeye çıkmasına neden oldu. Bu oranla Türkiye, Avrupa Birliği (AB) üyesi ve aday ülkeler arasında en yakın rakiplerini dahi açık ara geride bırakarak, yoksulluk liginde tartışmasız birinciliği elde etti.
Açlık Sınırı Uçurumu Derinleşiyor
Yoksulluk verilerinin vahametini destekleyen en somut göstergelerden biri de TÜRK-İŞ'in yayımladığı açlık sınırı oldu. Dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcamasını ifade eden bu sınır, son araştırmalarla birlikte 34.587 TL'ye yükseldi. Bu rakam, Türkiye'deki yoksulluğun sadece bir istatistiksel veri olmaktan öteye geçtiğini, vatandaşın en temel gıdaya erişiminin dahi giderek zorlaştığını ve adeta bir lükse dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Gıda enflasyonundaki bu durdurulamaz yükseliş, Türkiye'yi Avrupa'daki diğer ülkelerden en çarpıcı ve olumsuz şekilde ayırıyor. Türkiye, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altındaki toplam kişi sayısı bakımından Avrupa'nın en yüksek nüfusuna sahip ülkesi olarak birinci sırada yer almaktadır.








