EKONOMİ
Yayınlanma : 15 Haziran 2026 19:52

Türkiye'nin rüzgar enerjisi devrimi: Deniz üstü yatırımlarla yeni bir sayfa açılıyor!

Türkiye'nin rüzgar enerjisi devrimi: Deniz üstü yatırımlarla yeni bir sayfa açılıyor!
Türkiye, rüzgar enerjisi potansiyelini maksimize ediyor. Deniz üstü rüzgar projeleriyle yeni bir döneme giren ülke, yerli üretimi de güçlendirerek enerji bağımsızlığını pekiştiriyor.

Türkiye, rüzgar enerjisi potansiyelini tam anlamıyla değerlendirme yolunda önemli bir adım atıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın yoğun çalışmalarıyla, ülkenin kurulu elektrik gücündeki rüzgar enerjisinin payı dikkat çekici bir orana ulaştı.

sempati mobilya

RÜZGAR ENERJİSİNDE REKOR BÜYÜME

2002 yılında sadece 19 megavat kurulu güçle toplam elektrik üretiminde binde 1'lik paya sahip olan rüzgar enerjisi, nisan ayı sonu itibarıyla 15 bin 50 megavata ulaşarak kurulu güçte yüzde 12'lik bir pay elde etti. Bu muazzam büyüme, kamunun stratejik düzenleyici rolü ve hem yerli hem de yabancı yatırımcıların gösterdiği ilgiyle mümkün oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da altını çizdiği gibi, bu tür projeler ülkenin enerji bağımsızlığına ve ekonomik kalkınmasına büyük katkı sağlıyor.

DENİZ ÜSTÜ RÜZGAR ENERJİSİNE GEÇİŞ

Bakanlık, geleceğin enerji kaynaklarından biri olarak görülen 'offshore' yani deniz üstü rüzgar enerjisi alanında da iddialı projelere imza atmaya hazırlanıyor. Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında belirlenen dört ayrı saha, Türkiye'nin ilk deniz üstü rüzgar YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları) yarışmasının yapılacağı yerler olacak. Bu projelerle birlikte, 2035 yılına kadar deniz üstü rüzgarda 5 bin megavat kurulu güce ulaşılması hedefleniyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin 140 bin megavatlık rüzgar enerjisi potansiyelini harekete geçirme kararlılığını vurgularken, yerli üretimin önemine de dikkat çekti. Mevcut durumda rüzgar türbinlerinde yüzde 60'ın üzerinde olan yerlilik oranı, özellikle kule, jeneratör ve kanat üretiminde yüzde 70'i aşmış durumda. Bu durum, Türkiye'yi sadece enerji tüketen değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve ihraç eden bir ülke konumuna getiriyor.