Türkiye, geleceğin teknolojisi olarak görülen kuantum alanında atağa kalkıyor. Ülkenin kuantum yol haritası netleşirken, tıptan siber güvenliğe kadar pek çok alanda yeni nesil teknolojilere geçiş için düğmeye basıldı. TÜBİTAK'ın öncülüğünde yürütülen çalışmalar, sanayi ve üniversite işbirliğiyle endüstriyel uygulamalara ve ticarileşebilir ürünlere odaklanıyor.
KUANTUM HESAPLAMA VE SİBER GÜVENLİK ÖNCELİKLİ ALANLAR
Kuantum hesaplama, haberleşme, algılama ve metroloji gibi kritik alanlar, Türkiye'nin yüksek teknoloji gündeminde giderek daha fazla yer tutuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 'HIT-Kuantum' adımıyla 300 milyon dolarlık bir destek bütçesi ayrıldı. Bu programla, araştırma merkezleri, üniversiteler ve özel sektörün kullanımına açık yüksek kapasiteli kuantum hesaplama altyapıları kurulması hedefleniyor. Ayrıca, ölçeklenebilir donanım ve yazılım ekosisteminin geliştirilmesi, katma değerli çözümlerin ve nitelikli insan kaynağının artırılması amaçlanıyor. Türkiye'deki kuantum altyapısının önemli bir ayağını TOBB, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) ile ASELSAN arasındaki işbirliği oluşturuyor. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, 2022'de TOBB ETÜ Teknoloji Merkezi'nde Kuantum Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı hizmete açıldı. TOBB ETÜ'nün süper iletken kuantum elektroniği alanındaki çalışmalarıyla Türkiye'nin ilk kuantum bilgisayarı olarak tanıtılan QuanT, Kasım 2024'te kamuoyuna sunuldu. ASELSAN ile SSB arasında Süper İletken Kuantum İşlemci Birimi (QPU) Geliştirilmesi Projesi'nin başlatılması da bu alandaki kararlılığın bir göstergesi. TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME) ise mayısta SAHA 2026'da sergilediği rubidyum ve stronsiyum optik örgü saat prototipleriyle kuantum çip örnekleriyle dikkat çekti. Türkiye'nin uzay tabanlı zaman ve frekans teknolojileri projesi olan Rubidyum Atomik Frekans Standardı (RAFS) da geçtiğimiz hafta SpaceX Transporter-17 göreviyle başarıyla uzaya gönderildi. TÜBİTAK'ın EUREKA Xecs 2026 Uygulamalı Kuantum Teknolojileri Çağrısı ile kuantum teknolojilerinin teknoloji hazırlık seviyesini yükseltmek ve özel sektör öncülüğünde ihtisaslaşmış AR-GE konsorsiyumları oluşturmak hedefleniyor. Bu çağrı kapsamında, kuantum algılama alanında tıbbi teşhis ve görüntüleme, hassas navigasyon, jeolojik araştırmalar ve uzay uygulamalarında daha yüksek doğruluk ve hassasiyet sağlayacak sensör teknolojilerine odaklanılacak. Kuantum metrolojisi alanında ölçüm altyapıları, test yöntemleri, doğrulama, sertifikasyon ve standardizasyon çözümleri desteklenecek. Kuantum haberleşme ve siber güvenlik projelerinde ise sistem performansının artırılması, mevcut iletişim altyapıları ve güvenlik çözümleriyle entegrasyon ve düşük maliyetli, endüstriyel ölçekte uygulanabilir teknolojilerin geliştirilmesi öngörülüyor. Kuantum hesaplama için etkinleştirici elektronik bileşenler ve sistemler başlığında ise kübitlerin başlatılması, kontrolü, kalibrasyonu, sinyal okuma ve yükseltme işlemlerine yönelik düşük gürültülü elektronik sistemler geliştirilecek. Program kapsamında ulusal çağrı bütçesi 3 milyon avro olarak belirlenirken, projeler en fazla 36 ay sürecek ve destek oranları kuruluş türüne göre farklılık gösterecek.







