TÜİK'in son verileri, Türkiye'deki demografik yapıda endişe verici bir tabloyu ortaya koyuyor. 2025 yılına ait çocuk ve gençlik istatistikleri, ülkenin toplam nüfusundaki çocuk ve genç oranının dünya ortalamasının altında kaldığını gösteriyor. Bu durum, geleceğe yönelik planlamalar açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
NÜFUS DÜŞÜŞÜ VE DÜNYADAKİ YERİMİZ
Birleşmiş Milletler'in tahminlerine göre, 2025 ortası itibarıyla dünya nüfusu 8 milyar 231 milyonu aşarken, Türkiye 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18. sırada yer alıyor. Bu rakam, Türkiye'nin dünya nüfusunun yalnızca yüzde 1'ini oluşturduğu anlamına geliyor. Nüfus artış hızının düşmesi ve buna bağlı olarak genç nüfus oranının azalması, ülkenin demografik yapısını doğrudan etkiliyor.
ÇOCUK VE GENÇ NÜFUS ORANLARINDA DÜŞÜŞ
Verilere göre, 2025 yılında dünya çocuk nüfus oranı yüzde 29,3 iken, Türkiye'de bu oran yüzde 24,8'e gerilemiş durumda. Bu, Türkiye'nin dünya ortalamasının altında kaldığını net bir şekilde gösteriyor. Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırıldığında ise Türkiye'nin çocuk nüfus oranı, AB ortalamasının üzerinde olsa da, genel eğilimdeki düşüş dikkat çekiyor. Benzer bir durum genç nüfus oranları için de geçerli; dünya ortalaması yüzde 15,6 iken Türkiye'de bu oran yüzde 14,8 olarak kaydedilmiş. Ancak AB ülkeleri genelinde Türkiye'nin genç nüfus oranı daha yüksek görünüyor. Bu çelişkili durum, nüfus politikalarının daha detaylı incelenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Öte yandan, yaşlı nüfus oranında Türkiye, dünya ortalamasının hemen üzerinde yer alırken, AB ülkelerinin tamamından daha düşük bir orana sahip. Toplam doğurganlık hızı da dünya ortalamasının altında, 1,42 çocuk seviyesinde seyrediyor.








