EKONOMİ
Yayınlanma : 13 Aralık 2025 12:49

Türkiye, doğal gazda bölgesel ihracat üssüne dönüşüyor

Türkiye, doğal gazda bölgesel ihracat üssüne dönüşüyor
Türkiye, doğal gaz altyapısını güçlendirerek bölgesel bir ihracat üssü haline geliyor. PETFORM Genel Sekreteri Murat Kalay, özel sektörün dahil edilmesi ve gerçek maliyeti yansıtan fiyatlamayla piyasanın canlanacağını vurguluyor.

Türkiye, yıllardır sürdürdüğü altyapı yatırımları sayesinde doğal gaz sektöründe önemli bir kapasite artışına imza attı. İki karada sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminali ve üç Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) ile toplam günlük gazlaştırma kapasitesi 161 milyon metreküpe ulaştı. Aynı zamanda, ulusal gaz şebekesindeki giriş noktaları 14'e çıkarılırken, günlük gaz alma kapasitesi de 495 milyon metreküpe yükseltildi.

teknik yapı

DEPOLAMA VE ÜRETİMDE KAPASİTE ARTIŞI

Silivri ve Tuz Gölü yeraltı depolama tesislerinin kapasitesi 6,3 milyar metreküpe ulaşırken, yerli gaz üretimini artırmaya yönelik adımlar da atılıyor. Bu gelişmeler, Türkiye'nin çeşitli kaynaklardan gaz tedarik etme yeteneğini güçlendiriyor ve Avrupa ile Suriye'ye ihracat yapmasını sağlıyor. Mevcut altyapı, yıllık 60 milyar metreküp olan tüketim ihtiyacının ötesine geçerek, 70-80 milyar metreküp gaz temin etme potansiyeli sunuyor ve ihracat kapasitesinin 10 milyar metreküpe çıkması bekleniyor.

ÖZEL SEKTÖRÜN ROLÜ VE PİYASA BEKLENTİLERİ

Petrol ve Doğal Gaz Platformu Derneği (PETFORM) Genel Sekreteri Murat Kalay, fazla gazın ihracata yönlendirilmesiyle ek gelir sağlanacağını ve ithalat faturasının düşeceğini vurguladı. Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi'nin (BOTAŞ) bölge ülkelerine gaz satışında öncü rol oynaması gerektiğini belirten Kalay, özel sektörün de bu ticaret döngüsüne dahil edilmesinin önemine işaret etti. Ona göre, özel sektörün pratikliği ve girişimciliği, süreci hızlandırabilir ve piyasanın daha sağlıklı yapılanmasına katkıda bulunabilir.

FİYATLAMA VE ENERJİ VERİMLİLİĞİNE YÖNELİK ÖNERİLER

Kalay, doğal gazda gerçek maliyeti yansıtan fiyatlamaya geçilmesi gerektiğini savunarak, gazın gazla rekabet etmesinin piyasayı canlandıracağını ifade etti. Ortalama hane tüketiminin üzerindeki kullanımlarda, ekonomik gücü yüksek kesimlere sübvansiyon uygulanmamasını ve maliyet bazlı fiyatlamaya geçilmesini önerdi. Bu yaklaşımın, enerji verimliliğini teşvik edeceğini ve piyasanın derinleşmesiyle son tüketiciye olumlu yansıyacağını belirtti. Ayrıca, ihtiyaç sahibi hanelerin korunabileceğini, ancak diğer kullanıcıların gerçek maliyet üzerinden faturalandırılması gerektiğini ekledi.